• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Abdulkadir Geylani, Allah'ın izniyle ölüyü diriltmiş midir? İslam'da bunun yeri var mıdır?

1Kubra

Çalışkan Üye
Silver
#1
Değerli kardeşimiz;
- Şunu çok iyi biliyoruz ki, Allah’ın izni olmadan, ilim ve kudreti devreye girmeden bir yaprak bile yere düşmez. Buna iman ettikten sonra, Allah’ın, bazı insanların eliyle ölüye ruh vermesi mümkün ve vakidir. Aşağıdaki ayetlerde bu gerçeğe vurgu yapan ifadeler vardır:

“İbrahim bir zaman “Ey Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster” demişti. Allah da “inanmadın mı?” dedi. İbrahim: “Evet inanıyorum fakat kalbimin iyice mutmain olmasını istiyorum” dedi. Allah, öyle ise dört tane kuş al, onları kendine alıştır, sonra onları parçalayıp her dağın başına onlardan birer parça koy. Sonra da onları çağır, koşarak sana geleceklerdir. Bil ki; “Allah her şeye gâliptir, hüküm ve hikmet sahibidir” diye buyurdu" (Bakara, 2/260).

“(Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: “O yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruk altına alınmayan, salma gezen (kusursuz) ve hiç alacası olmayan bir inektir. Bunun üzerine onlar (Yahudiler); işte şimdi gerçeği tam anlayabileceğimiz tarzda bildirdin,” dediler ve ineği kestiler. Ama neredeyse bunu yapmayacaklardı (ineği kesmeyeceklerdi).” Hani bir zamanlar bir adam öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Oysa Allah, gizlediğiniz şeyi ortaya çıkaracaktır. Bundan dolayı dedik ki; “İneğin bir parçasıyla ona (öldürülene) vurun! İşte Allah böylece ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye âyetlerini size gösterir." (Bakara, 2/71-73).

“(Melekler Hz. İsa hakkında Meryem ile konuşurken onun şu vasıflarını da saydılar) “Allah, onu İsrail oğullarına elçi olarak gönderecektir. O da onlara şöyle diyecektir: Şüphesiz ben size Rabbiniz tarafından bir mucizeyle gönderildim. Ben size çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapar içine üflerim. O da Allah’ın izniyle derhal bir kuş oluverir. Ve Allah’ın izniyle anadan doğma körü ve alaca hastalığına yakalananı iyileştiririm ve ölüleri diriltirim. Evlerinizde yediğiniz ve biriktirdiğiniz şeyleri de size haber veririm. Eğer inanan kimseler iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır." (Al-i İmran, 3/49).

- İslam alimlerine göre, peygamberler için mucize olan şeylerin, veliler için de keramet olarak ortaya çıkması, caizdir ve mümkündür.

Abdulkadir Geylanî’nin bu kerameti ile ilgili hususu, Bediüzzman Said Nursi’den dinleyelim.

- “Bir zaman, Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) Şeyh Geylânî'nin terbiyesinde, nazdar ve ihtiyare bir hanımın bir tek evlâdı bulunuyormuş. O muhterem ihtiyare, gitmiş oğlunun hücresine, bakıyor ki, oğlu bir parça kuru ve siyah ekmek yiyor. O riyazattan zafiyetiyle, validesinin şefkatini celb etmiş. Ona acımış. Sonra Hazret-i Gavs'ın yanına şekvâ için gitmiş. Bakmış ki, Hazret-i Gavs, kızartılmış bir tavuk yiyor. Nazdarlığından demiş:

"Yâ Üstad! Benim oğlum açlıktan ölüyor; sen tavuk yersin!"

Hazret-i Gavs tavuğa demiş: "Kum biiznillâh!" O pişmiş tavuğun kemikleri toplanıp tavuk olarak yemek kabından dışarı atıldığını, mutemet ve mevsuk çok zatlardan, Hazret-i Gavs gibi kerâmât-ı harikaya mazhariyeti dünyaca meşhur bir zâtın bir kerameti olarak, mânevî tevatürle nakledilmiş. Hazret-i Gavs demiş: "Ne vakit senin oğlun da bu dereceye gelirse, o zaman o da tavuk yesin."

İşte, Hazret-i Gavs'ın bu emrinin mânâsı şudur ki: Ne vakit senin oğlun da ruhu cesedine, kalbi nefsine, aklı midesine hâkim olsa ve lezzeti şükür için istese, o vakit leziz şeyleri yiyebilir” (bk. Lemalar, On Dokuzuncu Lem'a)