• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Allah Kelamı`nın Muhafızı!

ZiLaN_21

Tecrübeli Üye
Silver
#1
[h=2]Hz. Hafsa, utangaç aynı zamanda açık sözlü ve cesaretliydi. Hz. Aişe onun için `Hafsa, tam babasının kızıydı” demiştir. O, kendisine gelen hediyeleri Peygamber Efendimize verir, kendisine verilen yiyecekleri de Ona hazırlardı.
[/h] Hamd, Kur’an’ın mütekellimi olan yüce Rabbimize; salât ve selam, bu kelamın ilk muhatabı olan Hz. Muhammed’e olsun… Ve yine selam, bu kelamın muhafızı olan Ümmehatul Mü’minun’dan Hafsa binti Ömer annemizin üzerine olsun...

Onlar bizlere her daim yol gösteren kutup yıldızları… Onlar hayatımızı şekillendiren mihenk taşları… Onlar mü’minlerin anneleri, sevgili Peygamberimiz (a.s)’in nadide çiçekleri. Bu çiçeklerin arasında biri de var ki; O, ‘Kur’an Muhafızı’ diye adlandırılmış… O, Allah (c.c) tarafından cennette peygamberin eşi olacağı ilan edilmiş, adaletli halife; Ömer ibnu-l Hattab’ın kızı Hafsa’dır.

Hafsa (r.anha), bi’setten 5 yıl önce doğmuştur. Ne zaman Müslüman olduğu tam olarak bilinmemekle beraber babası Ömer (r.a)’in Müslüman oluşuyla aile fertlerinin de Müslüman olduğu düşünülmektedir. Hz. Hafsa, ilk evliliğini Huneys b. Huzafe es-Sehmi ile yapmıştır. Eşi Huneys ile birlikte öncelikle Habeşistan’a ardından da Medine’ye hicret etmiştir. Huneys, Bedir ve Uhud savaşlarına katılmış ve Uhud’ta aldığı yara sonucu âlem-i bekaya intikal etmiştir. O sırada Hz. Hafsa henüz 18 yaşındaydı ve dul kalmıştı.

Hz. Ömer onun yanına gittiğinde onu sürekli hüzünlü ve mutsuz görüyor, onun bu halinden derin bir üzüntü duyuyordu. Onu evlendirmeye karar vermişti. Kısa bir süre önce eşi Rukiye’yi kaybeden ve dul kalan Hz. Osman’a gitti ve: “İstersen sana Hafsa’yı nikâhlayayım” diye teklifte bulundu. Hz. Osman bunu düşünmek için kendisinden izin istedi ve birkaç gün sonra ‘Evlenmeyi düşünmüyorum’ diyerek teklifini kabul etmediğini bildirdi. Bunun üzerine Hz. Ömer Resulullah`ın yanına gitti. İnsanın ruh halini çok iyi bilen Nebi (a.s) ona sordu: “Ey Ömer seni pek hüzünlü gördüm. Bir derdin mi var?” Ömer: “Ya Resulallah Osman’a ne oluyor ki Hafsa’yı ona teklif etmeme rağmen kabul etmedi.” Resulullah tebessüm etti ve şöyle buyurdu: “Ey Ömer Hafsa Osman’dan, Osman da Hafsa’dan daha hayırlı biri ile evlenecek.” Hz. Ömer şaşkına dönmüştü. Osman’dan daha hayırlı kim olabilirdi ki?

Birkaç gün aradan sonra Nebi-i Zişan Hafsa’ya talip oldu. Hz. Ömer hem şaşkın hem de sevinçliydi. Peygamber (s.a.v), Hz. Osman’a da Hafsa’dan daha hayırlı olan Ümmü Gülsüm’ü nikâhlamıştı. Peygamber, böylece hem Ömer (r.a)’i sevindirmiş, onunla akraba olmuştu hem de Ebubekir (r.a)’e ve Osman (r.a)’a kırgınlığının devamını önlemişti. Bu olaydan sonra Hz. Ebubekir, Hz. Ömer’e gelip şöyle dedi:

“Sanıyorum ki Hafsa’yı bana teklif ettiğinde sana cevap vermediğim için bana darıldın. Teklifini kabul etmeme mani olan tek şey Resulullah’ın Hafsa’yı zikrettiğini bilmemdi. Ve ben Resulullah’ın sırrını açıklayacak değildim. Şayet Resulullah Hafsa ile evlenmekten vazgeçseydi, ben teklifini kabul eder ve onunla evlenirdim.” (Buhari 5213)

Ne ince bir ruh… Ne temiz ve narin bir yürek… Resulullah (s.a.v)’ın sırrını ifşa etmemek adına Ömer (r.a)’in kendisine darılmasını göze almış ne sadık bir dost…

Hicri 3. senede Efendimiz Hz. Hafsa ile nikâhlandı. Hz. Hafsa, Hz. Aişe ile birlikte Peygamberin diğer hanımlarına göre mümtaz bir mevkideydi. Hz. Hafsa’nın da diğer Peygamber hanımları gibi sade ve gösterişsiz bir hayatı olmuştur. Mü’minlerin annelerinin hayatlarına baktığımızda; genç kızların yaşamlarında nelere dikkat etmeleri gerektiğini görebiliyoruz. Müslüman genç kızların da onlar gibi gösterişe kaçmadan, sade ve güzel bir hayat yaşamaları gerekir. En pahalısını, en gösterişlisini istemek yerine mü’minlerin anneleri gibi kanaatkâr olmamız gerekir. İşi olmadığı veya istenen eşyaları alamadığı için evlenemeyen nice gençler; haramların hemen her çeşidini işleyerek genç kızın isteklerini yerine getirmeye gayret etmektedir. Bu fitnelerle yüz yüze gelmemek için maddiyatı ön planda tutmadan, dindar ve Salih, kendimize küfüv kişileri tercih etmemiz gerekmektedir.

Hz. Hafsa, utangaç aynı zamanda açık sözlü ve cesaretliydi. Hz. Aişe onun için “Hafsa, tam babasının kızıydı” demiştir. O, kendisine gelen hediyeleri Peygamber Efendimize verir, kendisine verilen yiyecekleri de Ona hazırlardı. Efendimizi her zaman kendi nefsine tercih etmiştir.

Mü’minlerin annesi Hafsa (r.anha), ömrünü oruç ve namazla, bol bol ibadet etmekle geçirmiştir. Efendimiz’den de çokça dua ezberlemiş ve öğrenmiştir. O çokça gece namazı kılar, az yer, az içer ve az uyurdu. Bilgili ve öğrenmeye meraklıydı. Okuma-yazma bilen ender kadınlardan biriydi. Onun bu bilgisi ve ilmi biz kadınların –bazılarının dediği gibi- ilimden uzak durmaması gerektiğini, ilim öğrenmenin kadınlara haram olmadığını gösteriyor.

Hafsa annemiz 60 hadis rivayet etmiştir. Safiye binti Umeyye Ummi Mübeşşir Ensariye gibileri Ondan ders almışlardır. Hz. Hafsa ile Hz. Aişe, Efendimize olan sevgilerinden dolayı zaman zaman diğer kadınlara karşı işbirliği yapıp Peygamber Efendimizi (s.a.v) üzdükleri olmuştur. Peygamberin Ona verdiği sırrı saklamaması üzerine Peygamber onu ric’i talakıyla boşamıştır. Bunu haber alan Hz. Ömer ‘Peygamberi gücendirmek Allah’ı gücendirmek gibidir’ diye düşünerek çok üzülmüştür. Bunun üzerine Allah (c.c) Cebrail (a.s)’i Peygamber Efendimize göndererek Hafsa’yı boşamamasını emretmiştir. Cebrail (a.s)’in; “Ya Muhammed! Hafsa çokça oruç tutar ve çokça namaz kılar. O Senin cennette de eşindir” demesi üzerine Onu boşamaktan vazgeçmiştir.

Hafsa yüreği aşkla dolu bir abid… Hafsa henüz 22 yaşında mü’minlerin annesi olma lütfuna mazhar olmuş değerli kadın… Ve Hafsa Kur’an muhafızı… Evet, ‘Allah kelamı’nın koruyucusu… O, Hz. Ebubekir zamanında bir araya getirilen mushafı babasının vefatından sonra kendisi korumuştur. O bu mushafı ezberlemiş ve onu evinde korumuştur. Ne kutsal bir görev… Ne değerli bir kadın…

Hz. Hafsa hicri 45 yılında vefat etmiştir. Cenaze namazını Mervan bin Hakem kıldırmıştır ve baki mezarlığına gömülmüştür. Ancak biz biliyoruz ki genç kızlar, abid, olgun, cesaretli ve açık sözlü olmalarıyla birer Hafsa olmaya devam edecek; Kur’an muhafızlığını sürdürecekler…

Nisanur Dergisi