Aşk-ı İLAHi.

#1


“Aşk” için Nefs-i emmareyi bir kenara koyar mısın ?

Yüreğin başka şems görmesin diye, benim ile boyar mısın ?
Gözünden yaş geleceğini bilsen, Acı soğan olsam soyar mısın ?
Haktan günde bir dilim ekmek nasip olsa, doyar mısın ?
Söyle sevgili,
O yâr mısın ?


- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


İçin mi daralıyor? O biliyor, Ya FETTAH de..
Huzursuz mu oluyorsun? O görüyor, Ya SELAM de..
Gönlün mü kırık? Ona dayan, Ya CEBBAR de..

Günahların mı var? Ona yönel, Ya TEVVAB Ya AFÜV de..

Kimse seni anlamıyor değil mi? O seni bekliyor, Ya MÛCİB de..
Ve seni biricik yaratan Rabbine,
Ya VEDÛD seni seviyorum de.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



Leyla: Namazını hiç kaçırmıyor musun Ömer Baba?
Ömer Baba: İnsan sevgilisiyle randevusunu kaçırır mı?
Leyla: Senin sevgilin Nazife Ana değil mi?
Ömer Baba: O bana sevgilimin hediyesi…

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



Her gönül bir tek sevgiliye müştâktır aslında.
Ne var ki, kıblesi yanlıştır.
Bulduğunu sandığı şey, gerçekte aradığı değildir.

Kimisi bir gözleri âhûya zebûn,
Kimisi bir gül yüzlü güzele meftun,
Kimisi de bir ceylan bakışlıya mecnundur.

Bazısı dünyanın alâyişine kanmış,
Bazısı mâl u mülke aldanmış,
Bazısı da hayal âlemini, gerçek sanmıştır…

Oysa her birisi, bir tek sevgili tarafından sınanmıştır!
Hülâsâ:
Aşk da O,
Âşık da O,
Maşuk da O’dur.

Ve her vücudun cânı “Aşk”tır.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



En karanlık bu devirde eşiğine başımı koymak ve Se’nin için ağlamak ve erimek istiyorum..Ve yine havzı kevser içerek rahmetine sığınmak..Yada bir taş bir toprak bir hiç olmak istiyorum..
Hazreti Eyyüp gibi yara olsa da her yanım “Sen” daima dayanaksın.. “Sen” daima vuslatım..

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -

“İki kalp arasındaki


en gizli konuşmanın bile
paralelinde Allah vardır.

O aşka o kadar çok değer verir ki
iki karıncanın aşk fısıltılarını bile dinler..”

İsmail Acarkan
/Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz/


- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



aşk tırki, rahmanda yok olmaktır…ALLAHın zatında fenafillah olmaktır…allaha ulaşmaktır… nefsi temize çıkarmaktır..
ilahi aşkın öznesi ruhun hayatta iken ALLAHa teslim etmektir…onda isen varsın… fena isen bekasın…beka isen ululelbabsın…
aşk ; tüm kainatın gıdasıdır… aşk ;ALLAHa varmaktır… ALLAHı bulmaktır… ALLAHı anmaktır…

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


Cihanı hiçe satmakdur adı ‘ışk
Döküp varlığı gitmekdür adı ‘ışk
Dünyayı hiçe satmaktır adı aşk Bütün varığı döküp gitmektir adı aşk,

Elinde sükkeri ayruga sunup
Aguyı kendü yutmakdur adı ‘ışk
Elindeki şekeri başkasına sunup Zehiri kendi yutmaktır adı aşk

Bela yagmur gibi gökden yagarsa
Başını ana dutmakdur adı ‘ışk
Bela gökten yağmur gibi yağsa Başını altına tutmaktır adı aşk

Bu ‘alem sanki oddan bir denizdür
Ana kendüyi atmakdur adı ‘ışk
Bu dünya sanki ateşten bir denizdir Ona kendini atmaktır adı aşk

Var Eşrefoğlı Rûmî bil hakikat
Vücudı fani itmekdür adı ‘ışk
Ey Eşrefoğlu Rumi gerçek olarak şunu bil ki Var olan herşeyi yok etmektir adı aşk

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



Kalp ALLAH ı sevmek için yaratılmıştır.
Bu yüzden sevgilisi ‘O’ değilse, kulluğu başkasınadır.


- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -

Aşk



Andolsun bütün örtülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
Kar altında terleyerek uyanmaktır aşk.

Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
Fışkın sürerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

Cümle ağaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp,
Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk.

Sevgilinin otağını gökkuşağına boyayıp gece-gündüz,
Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk.

Yaratmaktır ya da sevgilinin toprağından yaratılmak,
Her nefes alıp verişte yanmaktır aşk.

İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa,
Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk.

Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer,
Sevgilinin ölçeğiyle her zaman sınanmaktır aşk.

İsrafil’in Sur’unu ruhunda duymaktır aşk,
Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -





…VE Bir, asıl olan. noksanlıktan münezzeh, hatadan münezzeh, eşsiz güzellik. Sonra aşktan çokluk zuhur etti, alem yaratıldı.

…VE insan, aslolandan bir parça, bir nişan, Hakk’a ait.

…VE alem, gâm meclisi, külbe-i ahzan, ayrılık yurdu.

…VE firkat, içimizde bir yerde, gizli kalan bir sızı. bizi mecnuna döndüren, üftâde eyleyen bir dert. Âsi ama güzel.

…VE vuslat, aşıkların arzuladığı an. ölümü Şeb-i Arus yapan, anlatılamaz bir an.

…VE Vahdet, kesretin ortadan kalkması, çokluğun bir olması.Ne sen, ne ben. Sadece ve sadece O. Tek hakikat.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



Kul İhvani..
Aşk : Arapça aslı “IŞK”tır, şiddetli ve aşırı sevgi
Aşekâ : Sarmâşık
Hakiki aşk : İlâhî Aşk
Mecazî Aşk : Beşerî aşk
Şevk : Aşırı arzu
Kur’ân’da aşk kelimesi hub, muhabbet, meveddet kelimeleri veya türevleri olarak geçer
Meşk : Aşkın tâlim, terbiye ve tatbikatı


Aşk’ı bir oyun sananlar acı bir ateşle oynarlar
Aşk, EL SAMED (celle celâluhu)’in celâl nuru olan bir ateştir :
Aşk = Celâl + Kemâl Cemâl dir
Aşk : Sınırsız sevgiyi duyuş, uyuş ve yaşayıştır
Aşk : Cevr-i Cihân Dağı’ndaki çark-ı çile çarmıhında :
Lâ – İlâhe – İllâ – ALLAH çevrimidir

İnsan = Lâ,
Akıl = ilâhe,
Aşk = illâ,
ALLAH (celle celâluhu) = ALLAH’tır
Hayat Tevhidimiz

Aşk : Tecellî Tezgâhında;
Tevhid’in “Nasrullahi ve’l-Fethû” terennümüdür…

Aşk bir çile çiçeğidir
Çile Çölün gerçeğidir
Aşkın tırtıl-kelebeği
Âşık ipek böceğidir


Ebû’l-Huseyin Nûri (ö :hicrî 295/milâdî 908) : “Ben ALLAH’a âşığım, O da bana âşık” deyince dövülüp sürülmüştür
Küfrüne, katline hükmedilmiştir
Son anda kurtulmuştur
Aşk – Âşık – Maşuk yerine Hub – Habib – Mahbub da kullanılmıştır

Kuşeyrî : “Âşıklar sözlerinden dolayı kınanamaz!” demiştir
Sêrî es-Sakâti : Bir kimse : “Ey ben olan SEN!” diyecek kadar benliğini sevdiğinde eritmedikçe muhabbeti tam ve mükemmel olamaz!” demiştir
Aşk : Baş bağına boyun eğen ve çök denilen çöle çöken dosd devesidir
Hallâc-ı Mansur aşkı, pervâne ve mum misâliyle anlatmıştır “Kitabü’t- Tavâsin” de
Pervânenin mum ışığını görmesine ilme’l-yakîn,
yaklaşıp ısısını sinesinde hissetmesine ayne’l-yâkin, içine dalıp yanıp kül olmasını da hakka’l-yâkin olarak anlatmıştır
İdamında elleri kesilince kanını yüzüne sürüp : “Aşk ile kılınacak iki rekât namazın abdesti âşık kanıyla alınmazsa sahih olmaz!” demiştir
Şehîd-i Aşk’ın kanı, yer yüzüne “ALLAH (celle celâluhu)” yazmıştır
Çile çarmıhının can kurbanlarındandır


Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den hadis-i kudsi : “ALLAH (celle celâluhu) : “Ben gizli bir hazine idim, bilinmeyi istedim ve bu yüzden âlemi yarattım” buyurmuştur (Aclunî II, 132)
Bilinmekten maksad mârifet, istemekten maksad muhabbet, muhabbetten maksad ise AŞKtır
Tüm sevgilerin, muhabbetlerin ilk ve hakiki kaynağı HAKK (celle celâluhu) dur.


Biliyorsunuz ki biz bu yola;
İnsan – Akıl – Aşk [nakl ve Resûlullah (sav)] ve ALLAH (celle celâluhu)” denklemini açıklamak ve anladığımız kadar anlatmak üzere çıktık…

Dört bilinmiyenli dördüncü dereceden tevhid denklemini çözmeye azmimiz, gerisini ise RABB’ımız (celle celâluhu)’ya tevekkülümüz vardı
Bu iş ise yüce ve sarp bir dağa tırmanmaya benzer
Bizzât bilirim dağa tırmanmanın ne olduğunu
Dağın eteğinde herşey yerli yerinde ve boldur
Şehirler, kasabalar, köyler ve binlerce insan

AŞK için neler söylenmiş, yazılmış ve yaşanmış neler!
“Âşık Yûnus mâşukuna vuslat bulunca mest olur!”
Diyen Yûnus Emre,

“Gâh çıkarem gök yüzüne seyrederem âlemi
Gâh inerem yeryüzüne seyreder âlem beni”

Dedi diye derisini yüzdüren Nesimî,

Leylâ-û-Mecnun’un Fuzûli’si
Sayısız âşıklar kervânı
Şiirde, şarkıda, şe’ende, şuhûdda aşk
Aşk; anlatılamayan yaşanılınca anlaşılan bir oluştur
Duyuş olanı mecâzî, oluş olanı hakikidir
Âşıklar, Aşkın şerefiyle şâhidlerdir

İlâhî aşk : tevhidî bir tutku, Belâ’ Bazarındaki rızadır
Aşk : ALLAH boyasıyla boyanmak için çile çöllerindeki Muhammedî seyr-ü-sülûk sırrıdır

“ALLAH’ın rengiyle boyandık ALLAH’tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O’na kulluk ederiz” (Bakara 2/138)
Beyânıyla uyananlar ve boyananlar

Aşk : Muhammedî Makam-ı Mahmud meziyetine haiz oluştur
Aşk : Sevgi ve fazîlet frekansını Muhammedî kılıştır
Aşk : Zerrelerdeki zuhûrat zevkini meşktir
Aşk : Parmak izi gibi zâtîdir
Aşk : Dâirenin adıdır Çaplar değişik de olsa 360º olduğunu anlayıştır
Aşk : Çapı sıfır olan Akdes Noktasındaki sırr-ı sıfır serüvenidir
Aşk : “ASL”a duyulan sonsuz arzu ve sızısıdır
Aşk : Gönüldeki gölgesizlik güzelliğidir
Aşk : “AN”ın “ZAMAN” oluş şe’eni neş’esini yaşayıştır
Aşk : Yedi cehennemin pişirdiği sekiz cennet aşıdır
Aşk : “HEP”in nişansız “HİÇ”e İlâhî ve fıtrî iltifatıdır
Aşk : Tevhid tavafında, dönendeki niyâz döngüsü ve dönülendeki naz dengesidir
Aşk : Çekirdeğin çevresindekilerin çilesidir
Aşk : Arzuyla alış-veriş ve rızayla gidiş-geliştir..

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


‘Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.’

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



Yalnız Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor.
Biri çağır;başkaları imdada gelmiyor.
Biri talep et; başkaları lâyık değiller...Biri gör; başkalar her vakit görünmüyorlar, zevâl perdesinde saklanıyorlar.Biri bil; mârifetine yardım etmeyen başka bilmekler faydasızdır.Biri söyle; O’na âit olmayan sözler, mâlâyânî sayılabilir.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


Her yalnız kalışımda
Gözpınarlarımdan dökülüyorsun
Yüreğimdeki alevlere damla damla…

Bu bir yangının hikayesi…
Alevlerin, değdiği yeri viraneye değil, gülbahçesine çevirdiği bir yangın hikayesi…
Yer : Gâlu Belâ
Başlangıç Tarihi : Ezel
Bitiş Tarihi : ……
Başlangıç Sebebi : Bir çift söz…

Ya da bakışları anlık kesişen, iki yalnız göz…Belki bir saatlik tefekkür…Belki de tefekkürle geçen bir ömür…
Asırlar boyu çözülemeyen bir muamma…Evet, belki çözenler var amma…Çözenleri anlayanlar bir- iki…Leyla ile Mecnun’u , Aslı ile Kerem’i ve dahi Hallac-ı Mansur’u kaç talihli anladı ki…
Kün!.” “Ol” der ve olur…
Bu yalnız ve yalnız Allah’a ( c.c.) mahsustur.Eşref-i mahluk hep damla ile başlar bu yangına…
Öyle bir yangın ki, damlalar çoğaldıkça sönmez, alevlenir…Bazen damlaya damlaya göl olur, bazen de birdenbire çağıldayıverir…İstidat…Allah vergisi..
O (c.c.) , vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi…
Kimileri öyle bir yanar ki, bir anda gönlü gül- gülistan olur…Kimileri ise bir türlü alevlenemez ve kendi dumanında boğulur…Dedim ya istidat meselesi…
Ve bu da YANMAYI İSTEYENLERE Allah’ın hediyesi…
Bu bir yangının hikayesi…Her İNSAN OLANIN gönlünde,alevlenmeye hazır bekleyen bir kıvılcımın,maya tutmaya hazır gerçek bir sevdanın hikayesi…Bilmem ki anlatmaya gücüm yetecek mi!…Yoksa ilk cümlede, söylemeye can attığım tüm kelimelerim, birdenbire bitecek mi?
Yak yüreğimi ey Yâr!…
Öyle bir yak ki
Cehennem alevlerimden ürksün!…

Ya Rab!… Kalemime ve kelamıma güç ver Sen bir mücrime bile Gerçekleri söylettirecek kadar büyüksün!…
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Aşk gözlerimden aktı ruhuma…Ruhların yaratıldığı o an, ilk seni gördü gözlerim…İşte bu yüzden sana olan delice özlemim…İşte bu yüzden her daim “Vuslata Hasret” çeker bu garip yüreğim…
Ben o anda sana söz verdim Ey Yâr!..O anda düştü bedenime sönmeyen har!..Sensiz geçen her an ömrüme zarar…Beni bensiz bırak da , sensiz bırakma Ey Yâr!…
Aşk adına ne dökülürse dilimden, senin içindir her çıkan kalemimden ! Senin için severim senden gayrısını…Eğer senden uzak geçirdiysem ömrümün yarısını, iflah eyle Ey Yâr içimdeki nefs sağrısını…
Aşk ruhuma gözlerimden aktı…İşte bu yüzden gözlerim herşeye aşk dolu baktı
Aşkla sevdiğim çok şey, beni bir gün bıraktı…Dönüp sana baktım, vuslat çok ıraktı…Hasretin her daim yüreğimi yaktı…Anladım!…Vuslat için bana düşen, sana layık olmaktı…
Şimdi bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım.
Ruhuma dokunan her sevdalı sözü sen sanmaktayım…Her seferinde sevda adına söylenen yalanlara inanıp, aldanmaktayım…Ve gerçekle her yüzyüze gelişimde…..yanmaktayım….Yâr!
Bana yakınlığını hissedip, sana uzaklığımdan utanmaktayım…
Yardım et bana!…

Mesafesiz mesafeleri kaldırabileyim aradan…Belki kelamım anlamsız, boş ve sıradan. Ama inan !…
İnan ki hasretinle her an kan damlar yüreğimdeki yaradan…
Duy beni :
İçimdeki yangını vuslatınla söndür
Her yarın kenarından , beni sana döndür

[?]

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


Kalp, arz u semaya sığmam diyen Hakkın yeridir;
Ateş de O’nun sevgisi…
Kalp bazen geçici sevgiler tarafından doldurulsa, hatta tüm sevgilere kapatılsa da, gün gelir bir neyden süzülen ses ya da tarihi bir minareden duyulan ezanla asıl sahibini hatırlar.
Öncesinde mezecazi olan herşey; hava, su, ses ve bakış kalbe ateş düştükten sonra, O’na doğru önüne geçilmez bir akış olur.
Kalbe ateş düşünce, ayrılıklar ümide köprü, kavuşmalar O’nun için atan yüreklerin birleşmesi, sevgiler gerçek sevgiye bir tohum, Sevgili’ye yol olur.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -

“Aşk nedir?” dediler Mansur’a. “Sabredip bekleyin” dedi.
“Üç güne varmaz görürsünüz.” Önce kollarını ayaklarını kestiler
Her uzvu “Aşk” dedi. Astılar, bedenini o yine “Aşk” dedi.
Yakıp küllerini nehre saçtılar.
Her bir zerresi Aşkın ile ”Enel-Hak ”dedi.

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -



ﻋﺷﻖ
"…Meryem dir Aşk.
Gözyaşı kurutandır.

Sonsuz elemin, büyük nefretin, tam imanın, asıl gurbetin çetelesidir.



Aşk, Hacer dir.
Kimsenin kimseye hayrı olmadığı yerde yine de ilk akla gelendir.
Sonsuz karanlıkların ortasında vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakandır.
Koşmaktır Aşk.
Aşk, Safa ile Merve arasıdır.
Ordadır ve o kadardır"


- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


fettâh ‘açmak’ ise bu kapalı olan her şey için bir umuttur..
görmeyen göze
konuşamayan dile
gülemeyen yüze
öyleki; bazen senin kapattığını açmak içindir..
bazen de karşındakinin senin kapattığını açması içindir..
kapanan bir kapının ardında açılmasını bekleyen küçük bir nidadır ‘fettâh’
umut üzere bir niyaz!..
bittim diyen isen bir çağrıdır ‘fettâh’
sustum diyor isen dildedir ‘fettâh’
son ânını yaşayan yüreği dirilten en özel kelâmdır
ki kelamdan öte varlığı kuşatan bir vârdır
..
‘fettâh’ bittim diyen yüreğe umut ışığı..
sessizliği sessizce yaran bir umut ışığı..

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -


Aşk!..
Tıpkı nefes gibi, zaman gibi, güzellik gibi…
Hep var ve ebedi var olacak.
Çünki kaynağı ezelidir onun. "Canlar canını bulan"dır elbette "Bu canıma yağma olsun" diyebilen. Bestami Hazretlerinin diliyle: "O, aramakla bulunmaz; ancak bulanlar, yine de arayanlar"dır elbet.
Yunus Emre bir aşk adamı, bütün çağların en muhteşem aşıklarının ser-halkası. Allah aşkına tutulmuş, sonra da o ummanlara sığmayan aşkını insanlar için coşturup taşırmış, bütün mutasavvıf şairler gibi baştan sona aşkı tekellüm etmiştir onu. "Aşk gelicek cümle eksikler biter" demesi bu yüzdendir. O, iç dinamizmini bu aşk ile diri tutup halk arasında kendine bir aşk mabedi inşa eden adamdır. Bu mabedde cümle yollar hakikate çıkar ve bütün aşklar Mutlak varlığa ulaşır. Kendi basit hayatı içinde yalın bir anlatım ve ritmik bir eda ile devamlı aşkı tekrarlar ve "aşksız olımazın" dediği gibi kimseciklerin de aşksız olmasına gönlü razı gelmez. "Benden benliğim gitti hep mülkümü dost tuttu" diye dalıp içinde kaybolduğu o yüce sevgide Vahdet-i vücud’u yaşayıp bütün ikilikleri inkar ile bir Tek olana vuslatı arayan Yunus, insanlığın manasını aşkta bulur. Dünya aşk üzerine kurulmuştur ve aşk olmadan durması mümkün değildir. Yaratılanın Yaratıcı’yla tamamlanması, varlığın sırrı, kainatın idraki ve kemal, ancak aşk ile mümkündür. Aşk ki hakikattir, ölüm ona ilişemez.
Yunus’a göre aşk, İlahi’dir ve yaratılışın sırrını taşır. Bu bakımdan bütün cihanı kuşatmıştır. Sarhoşluğu ve coşkunluğu ile insan olmanın tecellisi aşkta görülür. Aşık bir harabeye dönmedikçe aşkı hissetmiş sayılmaz. Aşkı hissettikten sonra da bütün kınanmışlıklar, bütün ayıplamalar onun için boştur. Aşk çıplak hakikattir ve ne dünyayı, ne de maddeyi ayakta bırakır. Aşktan şikayet edilemediği gibi aşka yine ancak kendisinden derman erişebilir. Aşk, sahili olmayan bir deniz misali benliği yutar, kendinde eritir ve sırrını asla ham gönüllere açmaz. Aşkın olduğu yerde ilim bir hiçtir ve aşksız iman taş misali kurudur, katıdır. Bilineni unutturan da, boşaltıp yeniden dolduran da aşktır. Aşkta menfaatten söz edilemez; ancak uğruna feda olunabilinir. Böylece bütün menfiler müspete dönüşür, kuruları yeşertir, durgunu coşturur.
Aşk bir güzel ahlaktır. Aşık ki idrak eder, o asla yok olası değildir. Aşk, bir hakikattir ki bütün hakikatleri ortaya çıkarır.
Kısacası aşk varlığı eriten varlıktır ve
"Aşk oldur ki Hakk’ı seve."

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -

Ey Allah’ım

Ya Nur! Alemleri ve gönülleri aydınlatan,
nur üstüne nur olan Allah’ım!
Nurunla nurlandır yüzümü,
Nurunla nurlandır bedenimi,
Nurunla nurlandır yüreğimi…
Ya Sultan! Kendine esir et beni!
Ya Canan! Kendine meftun et beni!
Ya Allah!
Ya Allah!
Ya Allah!
Ey En Büyük Sevgili!
Ben seni çok seviyorum yarabbi, ne olur sen de sev beni!
Varsın hiç kimse bilmesin beni,
Varsın hiç kimse sevmesin beni,
Yeter ki sen sev beni Allah’ım, yeter ki sen sev beni!….

- Erol Çam -


[TABLE="class: cms_table"]
[TR]
[TD]
[/TD]
[/TR]
[TR]
[TD]
[/TD]
[/TR]
[/TABLE]

- - - Flood Önleme Sistemine yakalandınız :) - - -

Yagmurlarında ıslandıgı bir yağmur vardır...adı ask... Ateslerinde yanıp kul oldugu bir ates vardır...adı ask... Kelebekleri intihara surukleyen yıldızlarıda kaydıran aslında ...ask... Golgelerin golgede kaldıgı bir durumdur, sırların sır verdigi bir haldir ...ask... Ve aslında askında asık oldugu bir ask vardır
ilahi ask...
 

Benzer konular