bir seferdeyiz ya ebedi saadete ya ebedi felakete

K

karinca_misali

Misafir
#1
Cenab-i Mevlâ?nin en mükemmel surette yaratmis olduGu insanoGlunun, varolus gayesi nefsini taniyarak yüce yaraticisini bilmek ve O?na yakinliGi elde etmektir. Bu da, iki cihan serveri Efendimiz A.S.?in haber verdiGi üzere, ?büyük cihad? denilen nefisle mücadele ve mücahedeyi basarmakla mümkündür.

Hiç süphe yok, nefisle mücadele, kisinin kendisini ciddi bir kontrol altinda tutmasi, muhasebe ve murakabeyi hayat tarzi haline getirmesi demektir. Nefisle mücadele diyoruz; çünkü insan, bütün zit sifatlari kendinde toplamistir ve ciddi bir imtihan geçirmektedir. InsanoGlunun ebedi hayatini belirleyecek olan bu ciddi imtihan, Rabbi?nin türlü hikmetli ve esrarli islerini ibret nazariyla tefekkür etmeyi mecburi ve zaruri kilar. InsanoGlu Melekût Alemi ile sehadet Alemi arasinda bir köprü mesabesindedir. Yani hem madde alemiyle, hem de mana alemi ile irtibatlidir. Böyle iki yönlü yaratilmasinin maksadi ve hikmeti, insanin et ve kemikten olusmus beden ülkesinden lâhutî iklime, ebedi mutluluk ve safa alemine yükselmesini mümkün kilmaktir. Beden ülkesinin saray hükmünde olan insanî kalp, mahiyeti itibariyle Alem-i Melekût?tandir. Bu yüzden kalibi küçük olan kalbin, manadaki enginlik ve genisliGine bir sinir çizilememektedir. Adeta bütün alemler, kainat, insandaki kalp okyanusunun derinliklerine gizlenmistir. Iste bu serefli vasiflari ve yüceliGi sebebiyle kalp Rabbü?l-Alemin?in tecelligâhi olmustur. Ve insan kainatin özeti ve yaratilmislarin en sereflisi olusuyla temayüz etmis ve bütün mevcudatin üstünde bir makam kazanmistir. InsanoGlu yaradilis gayesine mutabik veya muhalif olarak müsbet yönde yükselmekte veya menfi yönde alçalmaktadir. Baska bir ifadeyle insan, ?esfel-i safilin? ile ?alây-i illiyyin? arasndaki büyük mesafede hareket halindedir ve bir yer isgal etmektedir. Insanin bu iki uç arasndaki yeri, bir tek seye baGlidir: Yaradilis gayesi ve hikmetine göre bir tercih yapip yapmamasna. Insann yapacaGi bu büyük tercih sebebiyledir ki, o ne melektir, ne de hayvandir. Insan, hem melekî ve hem de hayvanî sifatlari benliGinde tasir. Bu sifatlarindan hangisini kuvvetlendirici vesilelere yaprsa, o yani ve o benliGi gelisir. Böylece insan, ebedi felaket ile ebedi saadet arasnda gezinir durur. Iman ile inkâr arasinda sayisiz konaklarda mevki ve mertebe sahibi olur. Menfi yönde sonsuz ile müsbet yönde sonsuz arasinda insan manen bir seyir ve seferdedir. Bu iki sonsuz arasinda iman, sifir noktasindan müsbet sonsuza doru insani derhal miraca baslatir. Küfrü tercih ise insani menfi sonsuza doru ebedi felaket vadisine iter. Sifir noktasindan müsbet sonsuz istikametinde alinan manevi mesafe, imanin kemali ve amel bakimindan kuvvetliliGi nisbetindedir ve buna nisbetle Cennet-i Alâ da derecesine göre bir mertebedir. Sifir noktasindan menfi sonsuza doru yaratilis hikmetine ters yönde gidis ise, ancak hakikatlere karsi inatçiliGin ifadesidir. Küfrün siddeti ve manevi benliGi tahribat nisbetinde, insan ebedi felaket yurdu olan Cehennemde hak ettiGi dereceye iner. InsanoGlu iste böylesine iki yönlü bir yapiya sahiptir. Unutulmamalidir ki, her insanin Rabbi?nin uzaGina ya da yaknina götüren bir yolculuGu mutlaka vardir. Ve bu yolculuk, insan yasadikça devam eder, gider. Mükellef kilinmis varliklar olan insan ve cinlerin disinda, bütün mahlukat tercih hakki olmaksizin Rabbi?ne itaat eder ve ister istemez O?nun adina is görür. Bu haliyle bütün alem O?nun büyük kudretinin sahidi, sanat ve itirazsiz kuludur. Her zerresiyle bütün mevcudat kendi hal lisaniyla O?na isaret eder, O?ndan bahseder. Esref-i mahlukat olan insanin Rabbi?ni anmasi, hatirlamasi, O?nu sanina yarasir mahiyette yâdetmesi ise, kendi arzu ve iradesine birakilmistir. Insanin iradesiyle Rabbi?ni zikri, mahlukatin hal diliyle yaptiGi zikre, cemaatin tesbihine suurlu bir istiraktir. Bu durum varolus gayesinin kalplerdeki tecellisi, dillerdeki terennümüdür. Bu hal, bütün ilimlerin neticesinin, kalbî bir haz, bir feyz ve bir mana olarak, Kelime-i Tevhid gibi bütün hakikatleri temsil eden bir formül halinde dilden dökülmesidir. Bu ses ebedi saadeti müjdeler. Bu ses ve tad imana, iki cihan saadetinin teminatidir. Bu mübarek telaffuz ve terennüm, daha dünya hayatinda iken ebedi cennet hayatnin küçük bir numunesi olan marifetullah ve muhabbetullah deryasina dalarak, doya doya, kana kana içmektir. Iste bu kurtulus vesilesi, mana hayatinin çesmesi, Kur?an-i Hakim?in sirri, kulluGun alamet-i farikasi, ebedi saadetin müjdecisi zikrullahtir. Yani Allah?i anmak, hatirlamak, O?nu yâd etmektir. O?nun noksan sifatlardan münezzeh, kemal sifatlarla muttasif olduGunu ikrar ve teyit etmektir. Yani zikrullah, kulluGun özeti, ibadetlerin ruhu ve mihveri, saadetin sifresi ve müminlerin en serefli nisanidir. Zikrullah, her seyden ama her seyden büyüktür; hatta içinde zikri ihtiva etmeyen her ibadetten de. Çünkü zikrullah en güzel isimlerin sahibi yüce Mevlâ?yi anmaktir. Hakka vuslat yolunda nefs ve seytanla mücahede ve mücadelede en müessir, en etkili silah zikrullahtir. Zikrullah marifet ve muhabbetin sebebidir ve imani güçlendirir. Neticede de müminleri Cennet ve Cemâl?e vasil eyler. Zikir, tevhide kadar bütün makamlari meyvelendirir. Baka hiç bir vasita ile ulasilamayan makamlara ulastirir. Bütün kainat, cereyan eden hayat cazibesiyle, hep ayni gayeye doru bir kosturma içinde. Mutlak kudrete, Hakk?a vuslata, ehad olan Yüce Allah?a doGru kosu içinde. Bütün varliklar sermest halde dönmede. Ve insanoGlunu kendi fitrati çaGirip durmada. O?nun vuslatina davet etmede. Kopup geldiGi ebed ve ezel sirri, içinde yanip durmada. Kosmak, rahmet deryasinin muhabbetiyle ayni hedefe kosmak... Iste fitrata dönüs bu. Allah?in selami ve rahmeti üzerinize olsun.


menzil.net
 

Benzer konular

nesemyok

Acemi Üye
Silver
#2
amin.Allah cc razi olsun.Rabbim cümlemize bizi O'na yakinlastiran yolculuklarda bulunmayi ve nefsine galip gelenlerden olmayi nasip etsin ins.
 

Ziyaretçilerden Sorular

Cevaplar
0
Görüntüleme
75
2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
262
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,359