CUMA NAMAZININ HÜKMÜ

ALI25

Çalışkan Üye
Silver
#1
CUMA NAMAZININ HÜKMÜ

Bismillahirrahmanirrahim

ÖNSÖZ

Bugün Cuma namazinin hükmü var mi yada yok mu bundan yola cikilarak bu risale mahiyetindeki eser kaleme alinmis buna dair kisada olsa bilgi verilmekle yetinilmistir.
Cuma namazinin hükmü bugün düsmüs olmakta buna baska ifade ile o cuma namazinin sartlari bir eksik oldugu icin bunun farzligi ise sartlarina bagli oldugundan dolayi yerine gelmiyor.

Bunun farz oldugunu demek baska bugün kilanan bir cuma namazinin farzligi baska olur. Söyle ki cumanin hükmünün farzligini kimse bir inkar edemez bu böyle iken diger taraftan ise malesef bunun var olan o sartlarinda bir kac gibi eksiklikten dolayi farzligi yerine gelmedigi icin böyle olunca oda bir düsmüs oluyor farzligi gitmis ise geriye tek kilinmasi kiliyor burda ise bir muhayyer gibi durum karsimiza cikmaktadir.

Bir sey farz ise onun birkac sart eksik olmasi ile o sey düsmüs bir baska ifade ile yerine gelmemis olur bu konuda diyelim iki yada 3 sarti eksik olan hic birsey tamam olur mu, buna söyle de denilebilinir böyle bir is yerine gelmesi icin bütün sartlarinin dahil olmasi gerekmez mi, peki bu da böyle olmadigina göre o zaman da farz vucud bulmuyor olur.

Bir seyin yerine gelmesi icin onun sartlarinin yerine gelmesi gerekir sartlar eksik oldumu o farz yerine getirmekte bir eksik olur böyle olunca da onun o hükmü düser artik ona bu bir farz dir denilmez olur.

Bugünde olsun demek istedigim sudur bir farz olan cuma namazinin hükmü eski hali üzere degil o eski hali üzerinde olsaydi tabi ki ister istemez kimse buna bir ter sey diyemez idi, oysa bu böyle degil onun o var olan eski hükmü düsmekle o cuma namazinin hükmü farzliktan cikmis günümüzde, artik buna bir farz denilmez gibi hal sergilemistir.

Artik bu cuma namazini eskisi gibi bir farz görüp ve kabul etmek söyle dursun bunu bir ibadet olarak kilmak güzel olup sevabli oldugu icin bizde bunu tavsiye etmekteyiz.

Tabi ki bu cuma namazini kilmamaktan ise kilmak daha güzel oldugu bunun icin de bizde buna bir kilinsin deriz terk edilmemesi icindir.

Bu cuma namazinin gidilip o hutbenin dinlenmesi ve de kilinmasi gerekir bunu neden diye diyorum bana denilirse sunu derim bu konuda cuma namazi kiymetine binaen diyorum sevabli oldugu icin ve de güzel bir ibadettir.

Cuma namazinin hükmü farz oldugunu bilinmekte peki bugünkü hükmü nedir.
Bugün Cuma namazinin hükmü farz degil neden diye bir soru sorulursa sunu derim hükmü sakit olmus bir misal ile ifade edeyim bunun yerine gelmesi gereken sartlari eksik oldugu icin böyle olunca farz olan varligi düsmüs olmaktadir.

Bir misal vereyim buna dair bir seyi yerine getirmek icin bunun belli bir sarti var ise onun o sartlarinin bazi birkac tane de olsa yerine gelmiyor yada baska bir ifadeyle eksik ise bu da onun yerine gelmesi mevzusunda o zaman cuma da yerine gelmemis olur.

Farz edilim ki bunun 9 tane sarti var hepsi yerine gelmiyorsa yada bunun en önemli olanlarindan bir kac yerine gelmez ise bu seye nasil bir farz denilebilinir mi.

Buna bir örnek vereyim mesela namaz kilmak farz bunu kilmak icin önce belli seylerin yerine gelmis olmasi gerekir o gerekli olan seyler yada o seylerden biri olmadan bir kimse farz namazi kilamaz kilsa bilene o namaz da bir sahih namaz olmaz namazin disindaki farzlarinin biri yerine gelmedigi zamandaki gibi buda onunla aynidir.

Bir sey farz ise bunun bir belli miktar daki sart ne ise onun yerine gelmesi ile o hüküm vucud bulur, bir de bunun tam tersini düsünelim bir sey yerine getirilecek bunun sartlarinin bir kismi misal birkaci eksik ise bu sey hic vucud bulabilir mi eksik oldugu zaman bu yerine getirilmek istenen sey de yarim gibi misali olur yarim oluncada bir makbul olmaz.

Bir sey ki farz dir onu yerine getirmek de o seye bagli dir o seyde bir farzdir. Buna bir misal verelim namaz kilmak farz namaz kilmak icin de abdest almak gerekir o zaman abdest almak da bir farz olur.

Bir düsünün namazin icindeki bir farz olan sey eksik olsa yerine getilmese veya bu kasten tek edilse yada bir baska sekilde bu tek farz dan dolayi o namaz sahih olur mu bu gibi bir namaza kim tam namaz diyebilir bu namaz da eksik oldugu icin bir makbul degildir.

Bu konuda bir kitab ne diyor buna dair ve ne gibi Cuma namazi ve onun hükmünün sartlar hakkinda neler diyor onu burda oldugu gibi zikir etmeyi faydali görmekteyim.


Cumanin sahih olmasi icin yedi sart vardir:

Birincisi: Sehir olmaktir. Sehir, en büyük mescidi, Cuma ile mükellef olan halkini almayacak kadar büyük yerdir. Ekser fukahanin fetvalari buna göredir. Mücteba: Cünkü akham hususunda gevseklik zuhur etmistir.

Ikincisi: Sultandir. Velev ki mütegallib (kahran basa gecen) veya kadin olsun. Kadinin Cuma kildirmasi caiz degil fakat kildirmak icin emir vermesi caizdir. Veyahut Cuma kildirmak icin sultanin memuru olsun. Bu sahis nahiyenin islerine bakan bir köle de olabilir. Velev ki kiydigi nikahlari ile verdigi hükümleri caiz olmasin.

Ücüncüsü: Öglenin vaktinde kilinmaktir. Ögle vaktinin cikmasiyla Cuma mutlak surette batil olur. Velev ki uyku veya kalabalik özrü ile layik olsun. Mezheb budur. Cünkü vakit edanin sartidir. Iftetahin sarti degildir. Öglenin vaktinin sonunda vacip olmasi hususunda Hilye sahibi sunlari söylemistir: <Bu ta´lil söz götürür. Cünkü mezhebe göre ögle namazi günesin zevale ermesiyle ikindiye kadar devam eden genis bir zamani kaplamak üzere vacip olur. Su kadar var ki sebep, edanin bitistigi vakit cüz´üdür.

Dördüncüsü: Vakit icinde hutbe okumaktir. Vakitten önce hutbe okur da vakit icinde namazi kilarsa sahih olmaz.

Besincisi: Hutbenin namazdan önce okunmasidir. Zira bir seyin sarti o seyden öncedir. Hutbe kendileriyle Cuma kilinabilecek cemaat huzurunda okunur. Velev ki sagir uykuda olsunlar, Hatip yanliz basina hutbe okursa esah kavle göre caiz olmaz. Nitekim Zahiye´den naklen Bahir´da böyle denilmistir. Cünkü zikre kosmak emri, ancak onu dinlemek icin verilmistir. Emir olunanlar ise cemaattir. Hülasa sahibi bir kisinin kafi gelecegine kesinlikle kail olmustur. Farz olan hutbe icin hutbe niyetiyle bir tahmid, bir tehlil veya bir tesbih kafidir. Yanliz mekruhtur. Imameyn. <Mutlaka uzun bir konusma lazimdir. Bunun en azi vacip olan tesehhüt miktaridir“ demislerdir.

Altincisi: Cemaattir. Cemaatin en azi, imamdan baska üc erkek bulunmaktir. Velev ki hutbede bulunan üc kisiden baskalari olsun. Bu nasla sabittir. Cünkü <Allah´in zikrine sitab edin!> nassi ile, bir zikir eden -ki hatiptir- üc de ondan baskasi mutlaka lazimdir. Bu üc kisi imam secde etmeden namazdan ayrilirlarsa namaz batil olur.

Yedincisi: Hükümdardan izn-i ammdir. Izn-i Amm (ummu izin), gelenlere camii kapilarini acmakla hasil olur. Kafi. Binaenaleyh düsman korkusu ile veya eski bir adet sebebiyle kale kapilarini kapamak zarar etmez. Cünkü kalede oturanlar icin umumi izin kararlasmistir. Kaleyi kapamak namaz kilani degil, düsmani menetmek icindir. Evet , kapanmasa daha iyi olur. Nitekim Mecmuaa´i Enhur´da Uyuni´l – Mezahib´e nisbet edilerek bildirilmis ve <bu Bahir ile Müneh´tekinden daha iyidir> denilmistir. (Ibn Abidin Tercüme Ve Serhi Ct.3.Sf.282-313 arasindaki gecen sayfalarda sadece bu hükümler alinmistir.)

Cumanin sahih olmasi icin yedi sart vardir deniliyor bunlari bir ele alip üstünde az duralim sirasi ile degerlendime yaptiktan sonra diger bir konuya gecebiliriz.

Birincisindeki sart da büyüklük acisindan olarak bir sehir kadar olmasina deniliyor. Namaz kilinacak olan yer acisindan olarak büyük bir camii´den bahis ediyor. Cuma namazini halkin kilacagi kadar büyük bir yerin olmasi gerekir. Bu sözden ben sunu anladim bu camiinin bir sehir halkini almiyacagini böyle de olsa bu gibi bir camii de Cuma namazi kilinir ve kilanmakla da Cuma namazi bir sahih olur derim. Bir misal olarak en büyük caminin olmasi güzel, cumanin sahih olmasi ve de yerine getirilmesi acisindan en büyük camii su bakimdan olmazsa misal yer acisindan yada masafe bakimindan en büyük yada büyük camilerden birinde de cumanin kilinmasi bir mümkündür. Fakihlerin coguna göre böyle fetva verilmis bu konuda. Mücteba denilen kitab da bu konuda hükümler konusunda gevseklik olmus denilmektedir.

Ikinci sart da ise sultan dan bahis edilmekte onun varligindan onun bir olmasi gerektigi sayet bu sultan bir galib olarak basa gecmis de olsa veya onun yerinde bir kadin sultan da olsun. Bu söz den sunu anladim devletin basindaki olarak onu yöneten bir kisinin olmasi gerektigidir. Kadin olarak Cuma namazi kilmadirmasi her ne kadar ona caiz degil ise de fakat o Cuma namazinin kilinmasi icin bir kisi ye emir vermesinin caiz olur. Veyahut Cuma kildirmak icin sultanin memuru olsun. Bu söz den de su anlasilmakta o Cuma namazini kilmak icin görevlendirdigi kisi de olsun. Bu sahis kazanin isleri ile ugrasan birisi olarak köle de olabilir. Velek ki onun kiymis oldugu nikahlar da ve vermis oldugu hükümleri caiz de olmasin bu onun icin bir engel degil Cuma namazini kildirmasina.

Ücüncü sart da ögle vaktin de kilinmasi gerektigi denilmekte bu ise ögle namazinin oldugu vakit olur. Ögle vakti cikmadikca bu kilinan namaz sahih olur bir Cuma namazi diye, sayet ögle vakti cikarsa bu kilanan Cuma namazi da bir gecersiz olur.Velev ki uyku veya kalabalik özrü ile layik olsun. Burdaki verilmek istenen sey sudur bir kisi uyku halinde olsun yada cemaatin karabalikligindan dolayi o Cuma namazina baslagincida yetisemesin bu kisi icin fark etmez sonuc itibariyla aynidir. Mezheb budur. Bu da demek olur ki mezheb de fetva buna göredir. Cünkü vakit edanin sartidir. Bu sözden maksad bir vakit namazi icin nasil vakit sart ise Cuma namazi icin de onun bir vakiti esas olur. Bu da o belli ögle namazinin vaktinde kilinir ögle vaktinin cikmasiyla o Cuma namazi kilinmaz olur sayet kilinirsa bir makbul olmaz. Her namazin bir eda vakti var o eda vaktinden öncesinde sonrasinda da bir namaz kilinamaz ancak her birisi icin kendi vaktinde kilinabilinir. O eda vakti cikmadikca bu kilinan namaz bir sahih olur sayet bir baska vakit cikarsa gec kilinmis oldugu icin de bir makbul degildir. Iftetahin sarti degildir. Iftateh tekbirinin getirilmesi ise bu Cuma namazinin bir sarti degildir. Hilye kitabinin sahibi sunlari söylemistir: Öglenin vaktinin sonunda vacib olmasi hususunda <Bu ta´lil söz götürür. Cünkü mezhebe göre ögle namazi günesin zevale ermesiyle ikindiye kadar devam eden genis bir zamani kaplamak üzere vacib olur. Hilye sahibi bu degerlendirmenin söz götürecegini diyor o konu ya su acidan bakip degerlendirmis mehzebe göre ögle namazi günesin tam zevale gelmesi ile burdan itibaren taki ikindiye kadar olan genis bir vakitten de bahis ediyor bu da ögle namazinin vakti gibidir. Bir misal vereyim bu konuda nasil ki ögle namazi zeval den itibaren basliyor ise günes tam tepe de iken öglen namazinin vakti girmesiyle bu adeta ayni Cuma namazinin vakti de sayilir nasil ki ögle namazi bu denilen zamanla basliyorsa zeval den dolayi ta ikindiye kadar sürüyorsa Cuma namazi da aynen böyledir. Bu iki belli zaman arasinda misal olarak zeval vakti ile ikindinin girmesine kadar olan bu sürede Cuma namazini kilmak vacib oldugunu söylemektedir.
 
Konu başlatan Benzer konular Forum Cevap Tarih
F Islami Soru ve Cevaplar 2

Benzer konular

ALI25

Çalışkan Üye
Silver
#2
Su kadar var ki sebep, edanin bitistigi vakit cüz´üdür. Bu söz ile su bir verilmek isteniyor sebeb edanin bitistigi vaktin bir parcasidir.

Dördüncü sart da ise hutbenin vakit icin de okunmasi gerektigi söylüyor, bu da ögle namazinin oldugu zaman olur zeval den itibaren taki ikindiye kadar olan zamandir. Hutbe vakit den önce okunursa ve Cuma namazi kilinirsa bu namaz bir sahih olmaz, cünkü vakti daha girmemis idi böyle olunca da olmamis bir namaz yerine getirilmis olmasiyla gecersiz olmustur. Bir namaz icin vakit de sart olur her namazin kendine göre belli bir vakti var o girmeden namaz olmaz olmayincada her hangi bir kilanan namaz vaktinde kilinmiyorsa onun yerini tutmaz bu da demek dir ki o namaz gecersiz olur.

Besinci sart da ise Cuma namazindan önce hutbenin okunmasi söylüyor, buna güzel bir örnek veriyor bu konuda ve böylece bunuda onunla bir pekistirmis olmaktadir. Zira bir seyin sarti o seyden öncedir. Bir sey de misal olarak yapilmadan yada yerine gelmeden önce onun var olan ilkönce o sarti yerine gelir daha sonra o sey gelir mesele her ne ise is de söz de olsun o konuda. Cuma namazinin hutbesi bunu kilacak kimselerin huzunda okunur onlar bizzat buna birer sahid olurlar. Isterse o kimseler de sagir yada uykuda olsunlar bu fark etmez önemli olan bunun okunmasi olur bu Cuma namazi hutbesini, sayet hatib yanliz tek basina hutbe okursa sahih bir söze göre bu gecersiz olur. Bu konuda Zahiye sahibi sunu bildirmek Bahir kitabinda söyle denilmistir diye. Cünkü zikre kosmak emri, ancak onu dinlemek icin verilmistir. Cuma namazini dinlemekten maksad o hutbeyi dinlemekten ibarettir. Bu hutbeyi dinlemek icin bu söylenen seyleri dinlemek den dolayi onlar icin kosma emri verilmistir. Emir olunanlar ise cemaattir. Cuma namazi hutbesini dinlemelekle emir olanlar ise bu halk toplulugudur. Hülasa sahibi bir kisinin kafi gelecegine kesinlikle kail olmustur. Hülasa kitabi sahibi bu konuda sunu diyor bir kisi dahi olsa hutbeyi dinleyen olarak bu yeter olur. Bu konuda hülasa kitabi sahibi kesin kanaatini ifade etmis bizler de bunu bilmiyoruz hangi delilden bunu cikarmis yada hangi bir delille dayanmissa kendi acisindan da bu bir kesinlik kazanmistir. Farz olan hutbe icin hutbe niyetiyle bir tahmid, bir tehlil veya bir tesbih kafidir. Sart olan hutbe de bunun hutbe niyetiyle dua mahiyetinde tesbih deki o güzel sözleri söylemek cok kere tekrarlar gibi demek, bir de allah tan baska ilay olmadigi dile getirmek veya bir tesbih yeterli olur. Yanliz mekruhtur. Yanliz tek bunlari demek nahos olur ve hem usul olarak bunun yaninda bunlar bir hutbenin yerinide tutmaz olmasi gerektigi gibide. Imameyn. <Mutlaka uzun bir konusma lazimdir. Bunun en azi vacip olan tesehhüt miktaridir“demislerdir. Imameyn iki imam imam ebu yusuf, imam muhammed bu konuda sunu diyorlar gercekten uzun bir söz söylemeleri gerekir. Bunun en az miktari vacib olan namazdaki ettayatü oturusunda okumakdaki zaman kadardir demislerdir.

Altinci sart da cemaat dan bahis ediyor buda onun olmasi gerektigi kadar bir ölcüde olmasidir. Cemaatin en az olmasi gereken miktar da imam dan haric üc erkegin bulunmasidir. Imam ile beraber 4 kisi oldumu bir Cuma namazi kilmak lazim gelir böyle bir namaz da sahih olur ve bu o konudaki en kücük miktardir. Velev ki hutbede bulunan üc kisiden baskalari olsun. Bu nasla sabittir. Cünkü <Allah´in zikrine sitab edin!> nassi ile, bir zikir eden -ki hatiptir- üc de ondan baskasi mutlaka lazimdir. Velev ki bu hutbede dinleyen kimseler o üc kisiden baskasida olsa sorun degil o Cuma namazini kilmak icin. Bu konuda delil var bunun böyle olunacagina dair. Cünkü Allahu teala zikrinde sitab edin diye buyurmus olmakla bunu böylece bize ortaya koymustur.

Bu konu ile alakali olan ayet-i kerimeyide zikir edelim “Ey iman edenler! Cuma günü, namaz icin (ezanla) cagrildiginiz vakit, hemen Allah´in zikrine kosun. Alisverisi birakin. Eger bilirseniz, bu sizin icin daha hayirlidir.“(Cuma suresi ayet: 9) Bu üc kisi imam secde etmeden namazdan ayrilirlarsa namaz batil olur.

Yedincisi: Hükümdardan izn-i ammdir. Izn-i Amm (ummu izin), gelenlere camii kapilarini acmakla hasil olur. Kafi. Binaenaleyh düsman korkusu ile veya eski bir adet sebebiyle kale kapilarini kapamak zarar etmez. Cünkü kalede oturanlar icin umumi izin kararlasmistir. Kaleyi kapamak namaz kilani degil, düsmani menetmek icindir. Evet , kapanmasa daha iyi olur. Nitekim Mecmuaa´i Enhur´da Uyuni´l – Mezahib´e nisbet edilerek bildirilmis ve <bu Bahir ile Müneh´tekinden daha iyidir> denilmistir.

Yedinci sart olarak da hükümdarin izninden bahis ediyor bunun vermis oldugu Cuma namazi kilinmasi icin o izin bu da adeta bir ferman gibi bu izin olur genel bir izin mahiyetindedir. Sayet böyle bir sey gerekmemis olsa idi o zaman buna bir luzum kalmaz idi oysa ki bu da bunun tam bir tersinedir. Bir devlet bassiz olur mu hele bu devlet bir islam devleti olur ise hic bunun basinda birisinin olmamasi mümkün mü bu da 2 kere ikinin dört ettigi gibi dir hicbir devlet bassiz olmayacagi gibi bu islam devletinin de basinda bir hükümdar olur. Islam devleti var ise onun da bir halifesi olur daha dogru budur o kisi hakkinda söz o devletin basinda makamda oturan sahisa da hilafet ten dolayi onada bir halife denir.

Ibn Abidin kitabinda Cuma namazinin farz olmasi icin ona mahsus olmak üzere dokuz sey sart kilinmistir.

Cuma namazinin hükmünü isledik orda yedi sart dan bahis edilirken onlari sirasiyla verdi ve onunla ilgili birer degerlendirme yaptik kisaca ona dair bilgi vermekle, simdi de ele alip isyecegizim konumuz ise Cuma namazini kilmak icin ne gibi sartlar var bir mükellef olan insana, onlara bakalim gerektigi yerde onunda bir degerlendirmesini yapalim.

Birincisi: sehirde oturmaktir. Sehirden ayri yerde oturursa Imam Muhammed´e göre ezani isittigi takdirde üzerine Cuma farz olur. Bununla fetva verilir. Multeka´da dahi böyle denilmistir. Bunun bir fersahla takdir edilecegini evvelce Valvalciye´den nakletmistik. Bahir´da ise evine zahmetsizce dönebilmenin itibar edilecegini tercih olunmustur.

Ikincisi: sihhattir. Hastabakici ile seyh-i fani (fazla ihtiyar) de hasta hükmünde tutulmuslardir.

Ücüncüsü: hürriyettir. Esah kavle göre mükateb ile bir kismi köle olana ve ücretle calisana Cuma farzdir. Cami uzak ise hesap edilerek ücretinden düsülür. Uzak degilse düsülmez. Köleye sahibi izin verirse Cuma farz olur. Bazilari muhayyer kalacagini söylemislerdir. Cevhere, Bahir sahibi muhayyerligi tercih etmistir.

Dördüncüsü: tahakkuk etmek sartiyle erkeklik, bülüg ve akildir. Bülüg ile akli, Zeylei ve diger ulema zikiretmislerse de bunlar cumaya mahsus degillerdir.

Besincisi: gözün bulunmasidir. Binaenaleyh tek gözlü kimseye de cuma farzdir.

Altincisi: yürümeye kudreti olmaktir. Bahir´da kesinlikle ifade edildigine göre cuma vacib olmak icin bir ayagin saglam olmasi kafidir. Lakin Sumunni ve baskalari <bir ayagi felcli veya kesilmis olan kimseye cuma farz degildir> demislerdir.

Yedincisi: hapis edilmis olmamak.

Sekizincisi: korku bulunmamak.

Dokuzuncusu: siddetli yagmur, camur, kar ve benzerleri bulunmamaktir. Bu sartlar yahut bunlarin bazilari kendinde bulunmayan kimse azimeti tercih eder de mükellef yani akil balig olarak cumayi kilarsa vaktinin farzi yerine gecer. Ta ki mevzuuna nakzile avdet etmesin (kaide kendi kendini bozmasin). Bahir´da <Cumayi kilmak efdaldir. Bundan yanliz kadin müstesnadir> denilmistir. (Ibn Abidin Tercüme ve Serhi Ct.3.Sf.315.318/Ahmed Davudoglu)

Cuma namazini terk etmek konusunda buna dair hadis-i serifleri vermekle risaleyi sonlandirmak istiyorum, bu mevzu da kutubu sitte denilen alti kitaba bas vurdum.

Hasen b. Aliy El-Hulvani rivayet etti: “Ya bir takim adamlar cuma namazlarini terk etmekden vazgecerler yahut Allah, onlarin kalplerine muhakkak süretde mühür vurur da bir daha gafillerden olurlar!“. (Muslim Tercüme ve Serhi, 12 Bab,Kitabu-l´Cuma Ct.4.Sf.525 hadis numarasi (865)/Ahmed Davudoglu)

Bu hadis-i serif de gördügümüz gibi acik bir sekilde tehdit var buna baska bir ifadeyle uyarmak demek yerinde olur bu meselede asil olan ise bundan ibarettir.

Ebu´l-Ca´d ed-Damri: “Kim önemsemeyerek üc cumayi terkederse, Allah onun kalbini mühürler.“ (Ebu Davud Tercüme ve Serhi Kitabu Salat,Bab 203-204. Ct.4.Sf.135 hadis numarasi (1052)/Heyet)

Hadis-i serif de direk olarak önemsemeden bahis etmekte bu ise onu bir basite alma olur bir baska ifade ile onu kücük görme oldugu icin kisiyi küfre sokar buda onu bir inkar etmek gibidir.

Bir kisi de müslüman olarak bu gibi sey ondan beklenemez onun var olan imani buna bir mani olur oda bilir ki böyle bir sey imanini tehliye sokar.

Muhammed bin Amr: “Kim ihmalederek Cuma´yi üc kere birakirsa Allah onun kalbini mühürler.“ Tirmizi Tercümesi, Cuma Bablari 356 Ct.1.Sf.343 hadis numarasi (499)/Osman Zeki Mollamehmetoglu)

Rasulullah´in (s.a.v.) sohbetinde bulunmus olan Ebul Ca´d Ed-Damri (r.a.) der ki: Resulullah (s.a.v.) buyurmustur. “Önemsemeyerek üc Cumayi terk eden kimsenin Allah kalbini mühürler.“

Ibnu Abbas ve Ibnu Ömer anlatiyorlar: Rasulullah (s.a.v.) minberde söyle buyurdu: “Halk ya Cuma´lara devam eder, ya da Allah onlarin kalplerine mühür vurur gafillerden olurlar!“ (Nesei Tercümesi Kitabu´l-Cuma,Bab 2 Ct.3.Sf.128 hadis numarasi (1369)(1370)/Heyet)

Sahabilik serefine mazhar olmus olan Ebu´l.Ca´d ed-Damri (Radiyallahu anh)´den rivayet edildigine göre: Resulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu demistir: “Her kim pek önemsemediginden dolayi Cuma namazini üc defa terkederse kalbi mühürlenir.“

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu anhuma) dan rivayet edildigine göre: Resulullah (Sallahu Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu demistir: “Zaruret (ser´i özür) olmaksizin üc defa Cuma namazini terkedenin kalbini Allah mühürler.“ (Ibni Mace Tercümesi ve Serhi, Kitabu Ikametu-s´Sala Bab 93 Ct.3.Sf.462.463 hadis numarasi (1125)(1126)/Haydar Hatipoglu)

Bu hadis-i seriflerden kisaca anlayip ve kavramamiz gerekenler sunlardan ibarettir.
Bir tehdit oldugu acik ve bunun gibi bir namazin önemsenmemesi gibi bir seyin olmamasi icin, ve bunu durduk yerde zaruretsiz terk edilmemesi, bir kisinin keyfine göre bunu terk etmemesi dolayi bir ikaz edilmis onu kilmasi icinde vede buna devam etmesi de ondan istemis olunmaktadir.


Bu mesela resulullah (s.a.v.) zamaninda olmasi ve daha sonrada bunun böyle bulunmasi ile devam ede gelmesi ayni hüküm de buna kimse bir itiraz edemez bu iki kere ikinin dört ettigi gibi acik ve bir kesindir. Bir misal vereyim bize yakin zaman osmanli devleti oldugu icin onun son dönemi olan olsun isterse kilmadaki son yillari olsun o zaman icin olsun bu zaman zarfindaki kilinan o cuma namazlarin farzlari vucud buldugu icin o farzlar tam oldugu icin de buna bir sey denilmiyor.


Ali Kan
Berlin 1.8.14
 

Ziyaretçilerden Sorular

L
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
0
Görüntüleme
43
LucasHurce
R
Cevaplar
0
Görüntüleme
17
RichardseinE