• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Dindar Gençler Yetişince Birileri Neden Tutuşuyor?

urfalımatematikçi

Tecrübeli Üye
Silver
#1
MEHMET ALİ YILDIRIMIN YAZISI


Dindar Gençler Yetişince Birileri Neden Tutuşuyor?

Bir tartışmadır yürüyor.. Gençler dindar mı olmalı? Dinsiz mi olmalı? Özgürlükçü mü olmalı? Yasakçı mı olmalı?

Dışardan bakan da sanıyor ki: iki düşünce çatışıyor, birileri özgürlükçü, diğerleri yasakçı..

Peki, kendini özgürlükçü diye tanımlayan zihniyet bu ülkede yıllarca neler yaptı:

Başörtülülerin okumasını yasakladı..

Resmi kuruluşlarda çalışmasını yasakladı..

Askerlerin namaz kılmasını yasakladı..

Ezanın aslından okunması yasakladı..

Liseden öncesi Kuran-ı Kerim eğitimini yasakladı..

İstiyorlar ki çağa ayak uydursun, günah batağının içinde çocuğun yaşı büyüsün. Tam raydan çıksın. Sonra sen o gence Kur’an öğret!

Zaten çağa ayak uydurmak kolay iş değil, mühim kaideleri var:

Alkolik nesil iyidir, kumarbaz nesil zararsız, fuhuş düşkünü nesil doğal, sosyal paylaşım sitelerinde mahremiyetini yüzbinlerce abazayla paylaşan nesil cesur, sanat için soyunana alkış tutup Allah için giyinene söven nesil özgürlükçü, Türk ailelerini temsil eden (!) dizilerdeki kucaktan kucağa atlayan kızlar çağdaş…

Fakat dindar nesil büyük tehlike!!!

Dinine özen gösteren birinin aklını çelerek (nefsini okşayarak) Allah'ın istediği şekilde yaşamasına mani olmak, dehşetini dünyada ne bir göz görmüş nede bir kulak işitmiştir denilen Cehennem ateşine muhatap etmek, mahalle baskısının en tehlikeli olanı değil de nedir?

Yani cazibedar bir fitne ile geçleri uyuşturup, ebedi hayatlarına duyarsız yetişmelerine razı olmanın vebali o kadar büyük ki, fâni sınırları aşıp bekâyı tehdit ediyor...

Şimdi söyleyin.. Cahiliye devrinde çocuklarını diri diri toprağa gömen babalar mı daha zalim? Yoksa şu asrımızda çocuklarını göz göre göre günah çukurlarına gömüp, ebedi hayatlarına kasteden ana-babalar mı daha zalim? Ya da aralarında bir fark var mı??

İslamiyet’in özünde olan şeyleri hep İslâm’a karşı kullandılar. Hak dinin getirdiği o kutku güneşi nefisleri hesabına görmezden geldiler. Aydınlık gelecek dediler, çağdaşlık dediler, özgürlük dediler. Dini - manevi değerleri yok sayarak yaşadılar da ne oldu?!

Kendisi dahil herkese zarar verecek derecede özgür! İleri düzeyde sarhoş, şehvet müptelası, saygısız, arsız, geri zekalı bir nesil yetişti..

Böyle nesillerin mimarları bu büyük arızaları görüyor, kalpleri yara bere içinde, içleri kan ağlıyor ama gururlarından hiç belli etmemeye çalışıyorlar.. Dayatılan mantık basit: Kendini dinden soyutlayanlar çağdaş ve mutlu.. Dini hassasiyetleri olanlar gerici, irticacı, yobaz..(!)

Başta demiştik: “Dindar Gençler Yetişince Birileri Tutuşuyor”

Nasıl tutuşmasın ki? Hayatı boyunca dindarlarla uğraşmış, kendi pisliklerine bakmayıp muhafazakâr birinin yanlış yaptığını görünce hazine bulmuş gibi sevinen, sanki bütün dindarlar öyleymiş gibi gösterip gündemden düşürmeyen birisini düşünün.

Böyle bir kişinin oğlu/kızı bir vesile ile Allah’a yönelse. İbadetlerine özen gösterse. Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in ahlâkını kendine rehber edinse. Sonra da anne/babasına: Neden Kur’anın gösterdiği yoldan gitmeyip, fâni dünyanın üç kuruşluk haram zevki uğruna ebedi hayatını berbat ettiğini sorsa..

İşte bu onlar için çok büyük bir azaptır – cehennemsiz yanmaktır – manevi tutuşmaktır..

Asıl korktukları şey bu..

Âhirete dair bir şeyler konuşulmasından rahatsız olmalarının, gerçeklerin üstünü örtüp her fırsatta eğlence ve sarhoşluğa kaçmak istemelerinin asıl nedeni bu..

İhtiyar bir dinsiz, dindar bir gencin yanında kendisini, kor ateşe karşı duran cılız bir kar tanesi gibi hisseder.

Yalnız başlarına dayanamayacaklarını bildikleri için, kış mahsulü kar yığınları gibi birbirlerine tutunup fazla gözükmeye çalışıyorlar.

Dinine bağlı nesiller yetişince, yalnız kalmış kar taneleri gibi eriyip gitmekten korkuyorlar.

Fakat korkunun ecele faydası yok..

Her kışın elbet bir baharı vardır..
















 

furkan3629

Acemi Üye
Silver
#2
Allah razı olsun konuya siz çok entellektüel yaklaşmışsınız. Konu bir döneme iman kurtarma damgasını vurmuştur diyoruz, bu sözün mahiyeti anlayamıyorum diyebilen çıkabiliyor. O kişiler buyursun burdan yaksın, Belki anlarlar.
 

furkan3629

Acemi Üye
Silver
#3
Aslına bakarsanız bahardayız bunu görebilmek lazım. Çok kişi dava uğrunda herşeylerini canlarını ortaya koydu. Bizler bahardayızda görebilmek lazım. Baharın baharı derseniz Mehdi (a.s) ile inşallah.
 

furkan3629

Acemi Üye
Silver
#4
Atatürk var olan mevcut düzenin içinde içindeki ajanlarla savaşıp en güzel düzeni ve sistemi kurdu. Farkındaydı Atam bir gün ayılıp demokrasiyi özgürleştirebiliceğimizden ileri görüşlüğü tartışılamaz. Keşke onu herkes anlayabilse ve şu düzeni özgür kılabilse.
 

hasancahit

Acemi Üye
Silver
#5
HOŞGÖRÜ NERDE.

Acı da Tatlı da olsa yaşamak güzel, Sevmek,sevilmek,gülmek,ağlamak,hoşgörülü olmak.

Yaşamak için Sevmeli
Yaşamak için mutlu olmayı öğrenmeli,
Yaşamak için Ağlamayı,Gülmeyi bilmeli,
Daha da sı Hoşgörüyü Unutmamalı,

Mutluluk eşittir sevgi denkleminde, Hoşgörü artısı olmalı diyorum.
Arkadaşlar 4. ve 5. cüzlerimi bitirdim bugün.
 

furkan3629

Acemi Üye
Silver
#6
Zamanının tüm zorluklarına karşı Bediüzzaman din elden gitmesin diye bu uğurda baışını canını ortaya koymuş. Hoş görü bumu acaba. Toprak olmuş tüm dünyaya ektiği tohumlar filizlenmiş. Kimisi koca çınar olmuş. Ve dememişler yıklısın cumhuriyet. Allah devletimize milletimize zeval vermesin diye dua etmişler. Taşın altına elini koymuş mübarekler. Devir ittihadı islam birliğidir diye not düşmüşler. DEvir iman kurtarma zamanıdır demişler. Ben nurcu değilim sadece döneme damgasını vurmuş, bu önemli insanı önyargısız tanımaya çalıştım.

Bu gün tüm dünyanın ajanları senin demokrasinin içinde laisizm maskesi altında seni kullanıp dininden uzaklaştırmaya çalışıyor. Demokrasinin ne dininle nede senin başında ki örtüyle ilgisi yok. Türkiye bu sorunu aşamıyor diye zerzenişte bulunuyorsak. Cevabınında gerçek demokrasiden geçtiğini bilmemiz gerekiyor. İstediğimiz kadar mevlana olalım hoşgörülü olalım, yetiyormu sizce. Bu ülke gerçek demokrasiye ulaştığında herkesin mevlana olabilmesine izin verecek, isteyinin başını açmasına isteyenin örtünmesine izin verebilecek potansiyelde. Gerçek hoşgörü bu yüzyılda demokrasiden geçiyor. Gerçek hoşgörü tüm davana sahip çıkabilmekten geçiyor belkide. Bu gün cumhuriyetine sahip çıkmassan elinden oda gider anlarsın, yitirdiğinde sahip olduğunun kıymetini. Oyüzden kimse ne dini duygusunu nede ideolojisini kullandırtmasın artık. Sen de koy bakalım taşın altına eline tüm davana sahip çık bakalım nasıl çıkılıyor bizde öğrenelim.