• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Fatıma binti Kays (R.Anha)

ZiLaN_21

Tecrübeli Üye
Silver
#1
Hz. Ömer şehit edildiği zaman boşalan halifelik mevkiine birinin seçilmesi maksadıyla, İslâm şûrası bir araya gelmiş ve bu toplantı Fatıma’nın evinde yapılmıştı. Akıllı ve dirayetli bir bayan olduğu için halifelik mevzuunda kendisine de fikir sorulmuştur.
Kadına Hz. Fatıma’nın hayâsını, Hz. Zeyneb’in cesaretini, Hz. Ayşe’nin ilmini yakıştıran Allah’a hamdolsun. Selam, rabbinin kendinde görmek istediği hasletleri üzerinde bulundurma çabası içerisinde olan mümin ve müminelere olsun…

Şüphesiz tarihte öyle şahsiyetler yer almıştır ki; Rahman olan Allah’ın rızası dâhilinde olan her alanda İslami ilim elde etmiş ve bugüne dek kendilerinden bahsettirmişlerdir. Bu da biz Müslümanlara şunu gösteriyor ki tarih sahnesinde rol alan kadınlar gibi meşru dairede her türlü İslami ilim elde edilmeli ve bu bilfiil vücuda getirilmelidir. Zira sadece zihinde bulunup da kalbe ve amele inmeyen bir ilim faydasız bir ilimdir. Malumdur ki Resulullah (AS) faydasız ilimden Allah (CC)’a sığınmıştır.

Bu idrak ile yaşamını sürdürmeye çalışan Müslüman şahsiyetlerden birisi de Fatıma binti Kays’tır. O, Mekkeli olup Fihreoğulları kabilesine mensuptur. Hicretten önce İslam’la şereflenmiştir. Babası Kays ibni Hâlid’dir. Annesi, Kinaneoğulları kabilesinden Ümeyye binti Rebia’dır. Fatıma binti Kays, Medine’ye hicret eden ilk muhacir hanım sahabelerdendir.

Keskin zekâsı, görüş ve kanaatlerinde isabeti ile çevresinde tanınmış, olgun bilgili ve anlayışlı bir hanım! Her mümine de bulunması gereken özelliklere sahip… Bilgili, anlayışlı, fazilet sahibi, ince düşünen bir hanımefendi. Kendisine her mevzuda fikir danışılan, ilim sahibi bir kimseydi.

O, ilk evliliğini Ebu Amr Hafs ibni Muğîre ile yapmıştı. İslâm’la şereflendikten sonra Allah ve Resulü’ne tam teslim oldu. Fahr-i Kâinat efendimiz Medine’ye hicret edince doğup büyüdüğü Mekke şehri kendisine dar geldi. Resulallah (AS)’a olan muhabbet onu da İslam uğrunda Mekke’den Medine’ye hicret ettirdi.

Fatıma binti Kays’ın boşanması fıkhi hükümlere konu olmuştur. Eşi Ebu Amr ibni Hafs Muğire onu boşamış; bu kararını Ayyaş ibni Ebi Rebia aracılığıyla bildirmişti. Fatıma kendisinden nafaka talebinde bulununca eşi bu talebini reddetmişti. Fatıma (R. Anha) da her zaman olduğu gibi meselenin çözümü için Resulullah’a müracaat etti. Resulullah’ın vereceği hükme gönül rahatlığıyla uyacağını bildirdi. Peygamber (SAV) ona şöyle bir açıklamada bulundu:

“3 talak ile boşanmış bir kadının eşinden nafaka almaya ve onun evinde oturmaya hakkı yoktur.” Ona iddetini geçirmesi için Ümmü Şerik’in evinde beklemesini söyledi. Sonrasında daha rahat eder diye amcazadesi Abdullah ibni Ümmü Mektum (r.a)’un evinde kalmasını tavsiye etti.

Fatıma, iddeti bittikten sonra kendisine gelen teklifleri düşünmeye başlamıştı. Evlenme talebinde bulunanlar Muaviye ibni Ebu Süfyan ve Ebu Cehm Amir ibni Huzeyfe idi. Resulullah onun bu ikisi ile de evlenmesini arzu etmiyordu. Ona evlenmesi için Üsame bin Zeyd’i uygun gördü. İlk etapta Üsame’nin genç olması hasebiyle tedirgin olan Fatıma daha sonra kabul etti. Allah’a ve Resulü’ne teslimiyet ve muhabbet de böyle davranmayı gerektirirdi. O bu konuda da Efendimiz (SAV)’in fikrine ve tavsiyesine uyma kararında idi. Ona göre hayatta en önemli şey Efendimizin gösterdiği çizgide yürüyebilmekti. Onun sözlerine, işaretlerine dikkat edip, emir ve tavsiyelerini yerine getirmekti. Zira Ona tabi olan ziyanda olmazdı. Üsame ile evliliğinde çok mutlu olmuştu Fatıma (R. Anha).

Fatıma (R. Anha) açık fikirli, gönlü şefkat ve merhamet dolu bir hanım idi. Bu evlilikten çok memnun olduğunu ve Üsame (RA)’nin olgunluğuna hayran kaldığını sonradan itiraf etmiştir. Üsame’nin vefatından sonra da bir daha evlenmemiştir.

İslam ve imanın mükemmelliği işte budur! Teslimiyet, muhabbet ve olgunlukları onları yeryüzünün yıldızları yapmıştır… Güzel ahlaklarıyla ümmete ışık olanlar da yine onlardır.

Fatıma binti Kays, ahlâkî güzelliğinin yanında fizikî açıdan da çok güzel bir kadındı. Mevlanâ Niyaz`ın ifadesiyle “Zahirî ve manevî güzellik servetinden hissesi vardı.”

Fatıma, İslam’a ait bütün ilmi ve siyasi meselelere ilgi duyardı. İnandığı hakikatlere bağlılığı, sır saklaması gereken mevzulara vakıf olması ve alınan kararların ehemmiyetini idrak edebilecek hasletlere sahip olmasından dolayı, ilmî toplantıların dışında, siyasî meselelerle ilgili görüşmeler de birçok defa onun evinde yapılmıştı. Alınan kararlardan haberdar olur ve üzerinde fikir yürütmeye çalışırdı.

Hz. Ömer (RA) şehit edildiği zaman boşalan halifelik mevkiine birinin seçilmesi maksadıyla, İslâm şûrası bir araya gelmiş ve bu toplantı Fatıma’nın evinde yapılmıştı. Akıllı ve dirayetli bir hanım olduğu için halifelik mevzuunda kendisine de fikir sorulmuştur. Ravilerin birçoğu kendisine istinaden hadis rivayet etmişlerdir.

Fatıma, her alanda Müslüman kadına örnek olmuştur. İlmi, evliliği, boşanması ve kendisini birçok alanda söz sahibi kılan aklı ve anlayışı ile Müslüman şahsiyetlere yol göstermiştir.

Fatıma (R. Anha) hayatının son dönemlerini, Kûfe valisi olan kardeşi Dahhak İbni Kays’ın yanında geçirdi. Orada iken 674 miladi senede vefat etti.

Rahman bizleri Fatıma gibi ilim, fikir ve dirayet sahibi kılsın. Âmin…

Rüveyda Önen / Nisanur Dergis
 

Benzer konular