Hutbe::::tarih : 20.09.2013 konu :kainat allah’ın emanetidir

m.eminokumus

Tecrübeli Üye
Silver
#1
TARİH : 20.09.2013
İL : İSTANBUL
KONU :KAİNAT ALLAH’IN EMANETİDİR
ِم هللاِ ال َّر ْح َم ِن ال َّر ِحيِم
ْ ِسبــــــــــ
ـ
اينَا في َها َر َوا ِس َى َواَانبَتانَا في
ار َض َمدَ ادنَا َها َواَلاقَ
َها ِم ان َوااْلَ
َش اى ٍء َم او ُزو ٍن
ُك لِ
اَل
َ
ق

َّسالَم
ال
ى
ه
ْ
لَي
َ
ًّ ع
النَّىِب :
َ
اغِر ُس َغ ار ًسا ، أ
اْ َما ِم َر ُ ُ ان ُم اسِلٍم يَ
او يَ
، إِْلَّ َكا َن لَ
ِهي َمةٌ
او بَ
َ
ان َسا ٌن أ
او إِ
َ
ُك ُل ِم انهُ َطايٌر أ
ا
يَأ
ار ًعا ، فَ
َز هُ
ِ ِه َصدَقَةٌ
ب
Muhterem Mü’minler!
Rabbimiz kâinatı en güzel şekilde ve
mükemmel bir düzende yaratmıştır. Canlı cansız
her şey bu düzen içerisinde hayatını devam
ettirir. Her varlığın yaratılmasında bir hikmet
vardır. Hiç bir şey boş, sebepsiz ve görevsiz
değildir. Bütün mevcudat bu sistem içerisinde
görevini yerine getirirken lisan-i hal ile Yüce
Yaratıcıyı tesbih eder. İnsanlar tarafından
müdahale olmadıkça bu ilahi program
bozulmadan devam eder.
Dünya ve ahiret saadeti için bize yol gösteren
dinimiz hem sosyal hem de doğal çevremiz
hakkında bize bir takım görevler yükler. Nasıl ki
insanların maddi ve manevi sıkıntılarını
gidermek inancımızın bir gereği ise içinde
yaşadığımız dünyamızı imar etmek, korumak,
güzelleştirmek, kirlenmesini ve bozulmasını
önlemek de dini sorumluluğumuzun bir
gereğidir. Ortak kullanım alanlarımız olan sokak,
park ve bahçelerde temizliğe dikkat etmezsek,
üretirken ve tüketirken ölçülü davranmayıp
tabiata zarar verirsek, Allah indinde sorumlu
oluruz. Müslüman’a yakışan zarar vermek değil,
zararı ortadan kaldırmaktır. Zira Efendimiz
(s.a.v)’in işaret ettiğine göre insanları rahatsız
eden bir şeyi yoldan kaldırmak, sadaka vermek
gibi sevaptır.1 Hayata olumlu katkı sağlayacak
davranışlar güzel ameller olarak değerlendirilir.
Peygamberimiz (s.a.v) birçok hadis-i şeriflerinde
insanların ve hayvanların yararlanacağı
hizmetleri yapanların dünyevi ve uhrevi
kazancını bizlere müjdelemektedir.
Aziz Kardeşlerim!
Efendimiz “Kıyamet kopmaya baş-
ladığında, birinizin elinde bir ağaç fidanı bulunsa, kıyamet kopmadan onu dikmeye gücü
yeterse, hemen diksin”2
sözleri ile çevremizi
güzelleştirmeye teşvik eder.
1 Müslim, Mesacid, 57
2 Ahmed, III, 191, 184
Başka bir hadis-i şerifinde ise: "Herhangi
bir Müslüman bir ağaç diker veya ekin eker
de ondan kuş, insan veya hayvan yerse
mutlaka bu onun için bir sadaka olur"
3
buyurarak aynı konuya tekrar tekrar dikkat
çeker. Bu zaviyeden olarak susuzluk çeken bir
hayvana verilecek su, belki birçok günahın affına
sebep olacaktır.
Değerli kardeşlerim!
Rabbimiz bir ayet-i kerimede: “Yeri de yaydık,
ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü
(bir biçimde) her şeyi bitirdik. Orada hem
sizin için, hem de sizin rızık vermedikleriniz
için geçimlikler meydana getirdik. Hiçbir şey
yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz
onu ancak belli bir ölçüyle indiririz”
4
buyurarak dünyanın, bütün canlıların hayat
şartlarına uygun yaratıldığını bildirmektedir. O
halde İlahi kudretin takdir ettiği bu düzeni
bozmamak başlıca görevimiz olmalıdır. Zira
tabii dengenin bozulması demek havanın, suyun
zehirlenmesi, canlıların neslinin tükenmesi,
göllerin kuruması, yeşilliklerin ve ormanların
yok olması, gıdalarımızın bozulması demektir.
Yok olan ormanlar, kuruyan göller sadece orada
yaşayan hayvanların sonunu getirmez, neslimizin
geleceğini de tehdit eder. Kendimizden,
evimizden veya işyerimizden bilinçsizce
attığımız zararlı maddeler gerçekten bizden
uzaklaşmazlar; felaket olur hayatımıza geri
dönerler.
Dünyadan nasibimizi alırken
hakkımızdan fazlasına göz dikmeden geleceğe
karşı sorumlu olduğumuzu bilmeliyiz. Yüce
Yaratıcının koymuş olduğu mizanı bozmadan
nimetlerden faydalanmalıyız. Bu hayatın
hesabının sorulacağını unutmamalıyız. Hutbemi
bir ayet meali ile bitiriyorum: “ Allah’ın sana
verdiği şeylerde ahret yurdunu ara.
Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana
iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve
yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah
bozguncuları sevmez.”5
Emir Faysal ARVAS
Yusuf Agâh Camii İmam-Hatibi/ Beyoğlu
3 Buhari, Hars ve Muzaraa, 1; Müslim, Müsakat, 2