• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Hz. İbrahim'in Vasiyeti..

eseli

Acemi Üye
Silver
#1
Rabbimiz Hz. İbrahim'in Kuran'da, Allah'ı birleyen bir muvahhid olduğunu şöyle haber vermiştir:

"Hani İbrahim babasına ve kendi kavmine demişti ki: "Şüphesiz ben, sizin taptıklarınızdan uzağım. Beni Yaratan başka. İşte O beni hidayete yöneltip-iletecektir." Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı. (Zuhruf Suresi, 26-28)

Hz. İbrahim'in tüm iman sahiplerine bıraktığı bu miras tevhid inancıdır. Allah'ın mübarek elçisinin bu mirası, onun sadece Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için yaşadığını, sadece Allah'ı dost ve vekil edindiğini ve sadece Allah'tan korkup sakındığını bizlere göstermektedir. Hz. İbrahim, hayatı boyunca Allah'ı birleyerek ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan yaşamayı kavmine tebliğ etmiştir. Bakara Suresi'nde Hz. İbrahim'in vasiyeti şöyle haber verilir:

"Rabbi ona: "Teslim ol" dediğinde (O:) "Alemlerin Rabbine teslim oldum" demişti. Bunu İbrahim, oğullarına vasiyet etti, Yakup da: "Oğullarım, şüphesiz Allah sizlere bu dini seçti, siz de ancak Müslüman olarak can verin" (diye benzer bir vasiyette bulundu.)" (Bakara Suresi, 131-132)

Hz. İbrahim'in hidayet önderliği kendisinden sonra soyunda da devam etmiş; oğulları Hz. İsmail ve Hz. İshak, torunu Hz. Yakup ve onun oğlu Hz. Yusuf ve onları izleyen aynı soydan gelen diğer mübarek elçiler de insanları din ahlakını yaşamaya, hikmetli öğütlerle ve vakarla davet etmeyi sürdürmüşlerdir. (Bakara Suresi, 133). Allah'ın izni ile, her kim Hz. İbrahim'in vasiyetine uyar ve sadece Allah'a kulluk edip, tüm hayatını O'nun rızası için sürdürürse, Allah'ın hoşnutluğunu ve sonsuz mutluluk yurdu olan cenneti umabilir.

Sonuç

Kuran'da Hz. İbrahim kıssasında aktarılan örnekler tüm müminler için birer ders niteliğindedir. Hz. İbrahim tüm yaşamı boyunca Allah'a tevekkül etmiş, kavminin düşmanca tavrı karşısında her zaman Allah'a olan güçlü imanı, samimiyeti, teslimiyeti, ihlası ona güç vermiş, Allah'ın varlığını anlatmak için çok etkili yöntemler geliştirmiştir. Çok büyük bir kararlılık ve şevkle inkar edenlere karşı fikri mücadele yürütmüş ve Allah'ın rızası, rahmeti, cenneti dışında hiçbir karşılık beklememiştir. Allah Kuran'da Hz. İbrahim'in ve onun soyunun katıksızca ahireti düşünüp anan ihlas sahipleri olduğunu şöyle haber vermiştir:

"... İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da hatırla. Gerçekten Biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp-anan ihlas sahipleri kıldık." (Sad Suresi, 45-46)

Bir müminin de sahip olması gereken en önemli vasıflardan biri, "katıksızca ahiret yurdunu düşünüp anmasıdır." Yapılan her iş, söylenen her söz sadece Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır. Müminler, Hz. İbrahim gibi sürekli asıl hayatı olan ahirete özlem duymalı ve dünyaya hiçbir zaman bağlanmamalıdır. İman edenler de elbette Allah'ın dünyadaki nimetlerinden faydalanacak, bu yolla Allah'a şükredip bu nimetlerin ahiretteki asıllarını düşüneceklerdir. Ama bunlar, hiçbir zaman amaç haline getirilmemelidir. Her biri Allah'ın rızasını kazanmaya, Kuran ahlakını anlatmaya, ahiret yurdunu anmaya vesile olan birer nimet olarak görülmelidir.

Yüce Allah bu üstün ahlaka sahip, ahiret yurdunu anan, Allah'ın rızasını herşeyin üstünde tutan ve din ahlakını yaymak için tüm hayatı boyunca ihlasla çaba gösteren kıymetli kulu Hz. İbrahim için Bakara Suresi'nde şu şekilde buyurmaktadır:

"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, Biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O salihlerdendir." (Bakara Suresi, 130)


(Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 16. sayı (Ekim 2005) 34. sayfada yayınlanmıştır.)
 
U

ugur_

Misafir
#2
"Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, Biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O salihlerdendir." (Bakara Suresi, 130)
allah razı olsun
 

yadeller_

(( Müslümanlar Kardeştir ))
Administrator
#5
[align=center]
Allah'ın izni ile,
her kim Hz. İbrahim'in vasiyetine uyar
ve sadece Allah'a kulluk edip,
tüm hayatını O'nun rızası için sürdürürse,
Allah'ın hoşnutluğunu
ve
sonsuz mutluluk yurdu olan cenneti umabilir.

Bir müminin de sahip olması gereken en önemli vasıflardan biri,
"katıksızca ahiret yurdunu düşünüp anmasıdır."
Yapılan her iş,
söylenen her söz
sadece Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için olmalıdır.
Müminler,
Hz. İbrahim gibi
sürekli asıl hayatı olan ahirete özlem duymalı
ve
dünyaya hiçbir zaman bağlanmamalıdır.
İman edenler de
elbette Allah'ın dünyadaki nimetlerinden faydalanacak,
bu yolla Allah'a şükredip
bu nimetlerin ahiretteki asıllarını düşüneceklerdir.
Ama bunlar,
hiçbir zaman amaç haline getirilmemelidir.
Her biri Allah'ın rızasını kazanmaya,
Kuran ahlakını anlatmaya,
ahiret yurdunu anmaya vesile olan
birer nimet olarak görülmelidir.

[/align]


Tşkler.
Allah razı olsun.