İslamı yıkma, müslümanları parçalama faaliyetleri

#1
İslamı yıkma, müslümanları parçalama faaliyetleri

Son yıllarda, İslamiyete inansın inanmasın, saygısı olsun olmasın Ramazanlarda, tefsir, meal kitapları vermek adet oldu. Neden Ehl-i sünnet alimlerinin fıkıh kitabı, ilmihal kitabı değil de illa meal, tefsir bunu hiç düşündük mü?

Belki çokları bunun farkında değil, tiraj almak için yapıyor ama bu yapılanlar Batının, Hıristiyan dünyasının yönlendirmesidir. Şöyle ki;

Batı devletleri, özellikle de İngilizler, kaba kuvvetle, İslamiyeti yok etme savaşında bir yere varamayacaklarını anladılar. Bunun için, 18. Asrın başından itibaren taktik değiştirerek İslamiyeti içeriden yıkmaya karar verdiler. İçeriden yıkabilmeleri için birlik beraberliğin bozulması, parçalanma olması gerekiyordu. Bunun için de İslamiyeti asli unsunlarından uzaklıştırıp, şahsi yoruma ve tartışmaya açtılar.

Yıllar süren araştırmalarda gördüler ki, İslamiyetteki birlik ve beraberliği sağlayan en başta Peygamber sevgisi, müslümanların Muhammed aleyhisselamı malından, canından, herşeyinden daha çok sevmesi. İkincisi ise, İslamiyeti ayakta tutan, dört hak mezhebin iman ve islam bilgilerini hep naklederek, nesilden nesile bozumadan günümüze kadar getiren İslam alimleridir.

Bu tespitten sonra, Peygamber efendimizi ve onun varisi olan İslam alimlerini gözden düşürmeye çalıştılar. “Uydurma” “Kur’ana aykırı” gibi iftiralarla hadis-i şeriflere olan güveni sarstılar. Peygamber efendimizi “Postacı” olarak gördüler, tanıttılar. Kur’an-ı kerimi getirdikten sonra O’nun işi bitti dediler. Özellikle de İslam alimleri ve mezhepler konusuna ağırlık verdiler. Çünkü Peygamber sevgisini veren alimlerdi. Alimler bertaraf olunca Peygamber sevgisi de olmayacaktı. Biliyorlardı ki, Ehli sünnet alimleri ve mezhepler ortadan kalkınca İslamı koruyan kale yıkılmış olacaktı.

Bu yeni stratejiyi uygulamak için önce, Hempher, Lawrence gibi, müslüman kılığına soktukları ajanları kullandılar. Mesela, Hempher hatıratında, 1700’lü yıllarda bu vazife ile beş bin İngiliz ajanın islam ülkelerinde faaliyet gösterdiğini yazmaktadır. Şimdi ise, bu ülkelerde satın aldıkları ve yahut da yönlendirdikleri kimselerle bu faaliyeti sürdürmektedirler.

İşte son yıllarda ısrarla dininizi buradan, kaynağından öğrenin diye milletin önüne koydukları, tefsir ve meal kampanyası, Peygamber Efendimizi, alimleri ve mezhepleri saf dışı etme gayretleri bu yeni stratejinin bir parçasıdır. Alimler ve mezhepler saf dışı olunca, Kur’an-ı kerimi istedikleri gibi yorumlayıp, müslümanları parçalamak daha kolay olacaktı. Nitekim öyle oldu. Şimdi, her sayfada, hemen hemen her kanalda yanlız Kur'an diyen, yalancı sahtekarlar, boy göstermektedir.
 

kalpteniman

Çalışkan Üye
Silver
#2
Geçelim dış düşmanları onlar kendi çıkarları için haklılar.
Ya içimizdeki Devlet düşmanlarını ne yapacağız.
İktidar hırsına ülkemizi yıkmak için bütün güçleri ile çalışıyorlar.
Ve bu işe sağcı bildiğimiz partiler de, sola destek vererek katılıyorlar.

H.Z Allah c.c Akibetimizi hayırlı etsin inşaAllah.