Küfre ve bid'ata düşmekten Allah korusun

#1
Küfre ve bid'ata düşmekten Allah korusun


Allahü teâlâ, küfre düşenleri yani, Kur'an-ı kerimi ve hadis-i şerifleri yanlış anlayarak, kendi aklına ve görüşüne göre açıklayarak veya ''Elfaz-ı Küfür'' bilgilerini bilmediğinden bir söz ile bir iş ile küfür işleyip kafir olanları, böyle küfre düşmüş olanlara uyarak imanlarını kaybedenleri affetmez. Bunlar ebedi cehennemliktir. Bid'at ehli de mutlaka cehenneme konacaktır. Fakat bunlar cehennemde ebedi kalmazlar. Bundan başka küçük ve büyük günah sahiplerinden dilediğini af ve mağfiret eder. Kulun işlediği küçük günahtan dolayı azâb görmesi, büyük günah işleyenin de, o büyük günâhı helâl saymadı ise affa uğraması caizdir. Günâhı helâl saymak küfürdür.
Peygamberlerin (aleyhimüsselâm), evliyânın, âlimlerin ve zühd sahibi kimselerin şefaat etmeleri haktır ve gerçektir. Tövbesiz bile vefât etseler, büyük günah işlemiş olan mü’minler ebediyyen (sonsuz) Cehennemde kalmaz.


(Ahî Çelebi, Osmanlı âlimlerindendir. H.905, İstanbulda,
“Hediyyet-ül-mehdiyyîn” kitabından)


NOT;
Küfürden ve bid'attan korunmak için, ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını veya onların kitaplarından kaynak gösterilerek hazırlanmış, yazarının kendi aklı ve görüşü ile yazılmamış İLMİHAL kitaplarını okuyup dinimizi doğru öğrenmemiz, hayatımızın en önemli işi olsa gerek.


Eğer cehennemde ebedi kalacak ve yanacak olan kafirler, dünyadaki kumların ve okyanusların damlalarının herbirinin adedince BİN sene azap gördükten sonra çıkıp Allahü tealanın razı olduğu yere (cennete) gireceklerini bilselerdi çok sevinirlerdi.


Ebediyyetin, sonsuzun ne demek olduğunu düşünen bir insan için her türlü zorluk, susamış bir yolcunun serin suyu içmesi kadar kolaydır. Bunun için araştıralım, okuyalım, seher vakitlerinde (Yarabbi bana razı olduğun hak yolu, doğru din bilgilerini öğrenmeyi nasib eyle) diye dua edelim. Hemen herkese kolayca kanmayalım. Arkadaşımızın kim olduğunu iyi araştıralım. Ölçü, tarihte yaşamış din büyükleri, ehl-i sünnet alimleridir. Arkadaşımız bize bunları mı yoksa Osmanlı sonrası karmakarışık dinî atmosferin şanlı maziden kopuk bilgilerini mi tavsiye ediyor?