Modern Hayat Ve Çocuklar

serhad55

Acemi Üye
Silver
#1
[h=2]Modernleşen hayatta çocuklar [/h]


Bizim çocukluğumuz köyde geçmişti, onlar çok güzel günlerdi, çocukluk aslında her zaman güzeldir. Çok eskiden demeyeceğim, bizim çocukluğumuzda, daha köylere siyah-beyaz televizyonlar gelmemişken köy evlerinde toplanırdık. Komşular akrabalar gelir onlar sohbetler eder bizde o tatlı sohbetleri dinlerdik bazen de çeşitli oyunlar oynardık. Kimi zaman da annelerimiz, ninelerimiz, dedelerimiz bize gece yarılarına dek süren destanlar, efsaneler ve hikâyeler anlatırlardı. Biz onları zevkle dinlerdik. Namaz kılmayı ve dualar öğretmeyi de ihmal etmezlerdi.
Ama her şeye rağmen çocukluk çok güzeldi yoksulluğa, fakirliğe rağmen yavan ekmek yemek bile insana lezzet verirdi. Eski çocuklar, belki bizden öncekiler daha da kanaatkârlardı ama bizde birçok konuda küçük şeylerle mutlu olan, bir lastik ayakkabı alındığında sevinen, bir kazağımız olduğunda onunla yatan bir nesildik. Hele birde oyuncak arabamız olduğunda bizden mutlu olan biri yoktu. Bu günler belki yokluktu gariplikti ama her şeyiyle güzeldi o günleri özlemiyorum desem yalan olur.
Yazın köyde işler çok fazla olduğundan çocuklar ya tarlada çalışmak ya da birkaç hayvanın ardında çobanlık yapmak zorundadır. Yazın tarlalarda, kırlarda ve bayırlarda geçerdi günlerimiz. Kuş yuvaların yerlerini öğrenmek bizim için çok gurur verici bir şeydi, yuvaya zarar gelmemesine çok özen gösterirdik.


Modernleşen Hayat Ve Çocuklar

Hatta arkadaşlarımıza yuvayı anlatırken yuvada yumurta varsa taşlar var eğer yavru varsa pamuk var derdik, bu aramızda bir şifre idi nedeni de karıncalar böcekler duyup yuvaya zarar vermesinden korkardık. Yuvanın yıkılmaması çocuklar için o kadar önemliydi. Geçenlerde gazetelerde okuduğum bir haber beni derinden etkiledi. Haberde ülkemizde boşanmaların inanılmaz derecede yükseldiğinden bu boşanmaların yüzde yüzlere çıktığından bahsediyordu. Aklıma yuvası yıkılan çocuklar geldi. Bir kuşun yuvasının yıkılamaması için onca özen gösteren çocuk psikolojisi kendi yuvasının dağılmasını nasıl kaldırabilir, açılan derin yaraların tamiri mümkün mü? Acaba nedir bizi bu duruma sürükleyen?


Gel zaman, git zaman. İnsanlar yavaş yavaş modern yaşama geçtiler. Önceleri radyo girmeye başladı köylere ve güzelim masalların anlatıldığı evlere. Radyo yine belirli saatlerde kapanmayı bildi ve evimizin en güzide köşesindeki yerinde durdu hep. Ama radyo gerektiğinde susmasını bilen ağırbaşlı bir insan edasıyla yaşamını sürdürdü bizimle. O da gece yarılarına kadar süren sohbetlere, eğlencelere ve masal toplantılarımıza bizim gibi sessizce katıldı. Onu hep sevip saydık.
Radyonun bu saltanatı kuşaklar boyu sürmedi. Köylere çok yavaş da olsa televizyon girmeye başladı. Televizyonlar bildiğiniz gibi renkli yayın yapmıyordu. Ekran koruyucu camının durumuna göre renk veriyordu ama koruyucu camı kaldırdığımızda da gözleri kamaştıran siyah ve beyaz renklerinden başka bir şey kalmazdı. Ama bu da bizim o güzelim sohbet, oyun masalarımızı çalmaya yetti de arttı bile. Evlerde masal sohbetleri için yapılan toplantılar yerini ekran karşısındaki sessiz bekleyişe bıraktı. Modernleşme daha da hızlanarak renkli yayın verilmeye başlandı ve bir zamanların satın alınamayan siyah-beyaz ekranları da nostalji olup hızla kayboldular piyasadan. Ama gelin görün ki televizyon, radyo gibi uslu durmadı köşesinde. Mıknatıs gibi insanları kendine çekti. İşten güçten, çiftten-çubuktan etti. Sözü, sohbeti ve masallarımızı bitirdi. Hatta yuvamızı, benliğimizi ve insanlığımızı da bitirdi.
Bu zamanda çocuklar, televizyonun karşısından kalkıp oyun bile oynayamıyorlar, oyunlar sanal, sevgiler sanal, lezzetler sanal, maalesef çocukların sosyal hayatı ve arkadaşlık ortamı bile sanal, inş gençlerimiz geçmişini unutmadan özünü kaybetmeden teknoloji ile barışık bilimin ve teknolojinin zirvelerine ulaşırlar.

Hüseyin BAYHAN

 

YaKaMoZ PIRILTISI

Çalışkan Üye
Administrator
#2
Çok güzel bir paylaşımdı ve bir o kadar da doğru.Eskiden her şeyin daha farklı tadı vardı bayramlar bile daha güzeldi şimdi ise ahh o eski bayramlar diyoruz.Modernleşiyoruz ama farkında olmadan da eski güzellikleri kaybediyoruz.Emeğinize sağlık güzel paylaşımınız için tşk.ler.
 

ALI25

Çalışkan Üye
Silver
#4
Eline saglik cok sag ol sen Serhad abim güzel bir konu idi.

Okuduklarima katiliyorum buna tek malesef diyebiliyorum eskiden var olan seyler baska idi güzeliginin yaninda insanlara ayni zamanda faydali olmaktaydilar.

Eksiye nazan bugün ne o zaman gibi ki cok seyler denebilir bu konuda.