sana hakkıyla ibadet edemedik ya rabb

bekkain

diyâr-ı gurbet
Süper Moeratör
#1
Seni sena etmeye gücümüz yetmez

İbadet etmek bir lütuf; ibadete karşı içte hissedilen arzu ve alaka da o lütfun üzerine ayrı bir lütuftur.



Cenâb-ı Allah bazen bir kula bu duyguyu lûtfeder; o da ibabetleri tabiî ihtiyaçları, âdetleri gibi görür. Bu, o insanın iyi ve güzel hallerinin iştiyaka dönüşmesi demektir. Bu iştiyakla, "Ne kadar yapsam az" der.

Ne kadar ibadet yaparsa yapsın, ne kadar evrâd u ezkârda bulunursa bulunsun "Lâ uhsî senâen aleyk, ente kemâ esneyte alâ nefsike Senin zatını senâ ettiğin (övdüğün, methettiğin) ölçüde Seni senâ etmeye gücüm yetmez." felsefesine bağlı vazifesini eda edemediği, iyi bir kul olamadığı gibi bir duygu içinde varsa, yani yaptığı her şeyi azımsıyorsa bu kişi Allah'ın epey bir lütfuna mazhar demektir.

Yaptığı ile iktifa eden mümindir, inanıyordur, ibadet ü taatındadır; ama bu ölçüde mazhariyete ulaşamamış demektir. Yani, günde bin rekat namaz kılsa da "Hayır, Rabb'ime karşı borcumu kat'iyen ödeyemedim." demek "O'na karşı şükran borcumu eda edemedim." mülahazasına girmek mevhibe üstü bir mevhibedir. Onun için mükemmelini anlatma sadedinde hadis olarak da rivayet edilir "Mâ arafnâke hakka marifetike Ya Ma'rûf; Ey bütün mahlukat tarafından bilinen Rabb'im, Seni bilinmesi gereken ölçüde bilip tanıyamadık.", "Mâ abednâke hakka ibadetike Ya Ma'bûd; Ey yalnızca kendisine ibadet edilen Allah'ım, Sana hakkıyla kulluk edemedik.", "Mâ şekernâke hakka şükrike Ya MeşkûrEy her dilde meşkûr olan Rabb'im, Sana gereğince şükredemedik.", "Ma zekernâke hakka zikrike Ya Mezkûr; Ey yerde gökte her varlık tarafından adı anılan Allah'ım, şanına layık zikri yapamadık."... sözleri, vicdanın kriterlerine ve kadirşinaslığına göre "Tam eda edemedik" şuurunu anlatır.

İmanın kalbte sebat bulması çok önemli olduğu için ben dua ederken mütemâdiyen (sürekli olarak) "Allahümme yâ mukallibe'lkulûb, sebbit kulûbenâ alâ dînik; Ey kalbleri evirip çeviren Allah'ım! Kalblerimizi dininde sabitleyip perçinle." diyorum. Başka bir dua da, "Allahümme ya musarrife'lkulûb, sarrif kulûbenâ ila tâatik; Ey kalbleri evirip çeviren, kalblerimizi ibadet ü tâat sevdasına çevir!" diyorum. Buna ilaveler yapabilirsiniz: "Kalblerimizi sevip razı olduğun işlere, hususiyle de ihlâsa yönelt." diyebilirsiniz. "Kamil iman ve mükemmel yakîne yönelt." diyebilirsiniz. "Yumuşak huyluluk ve düşünerek, temkinli davranmaya yönelt." diyebilirsiniz. Bunlar istenir Allah'tan. Fiille de ısrar edilirse Cenâb-ı Hak her şeye rağmen, cismaniyete ve bedene rağmen ibadete aşk u iştiyak verir. O hale gelir ki insan, santim eksik yapsa çok ızdırap duyar ve yaptığı her şeyi az görür, küçük kabul eder.

Evet, elinden geldiğince O'na karşı kulluğunu ifade edeceksin; ama sonunda "diyemedim" diyeceksin; "Söyleyemedim, edemedim, yapamadım... Nerede Rabb'imin sonsuz lütufları, nerede O'na tam şükürle mukabele!.." Bize, bunları söyleme, bu istikametteki istekleri ortaya koyma düşer.
ZAMAN
 
Konu başlatan Benzer konular Forum Cevap Tarih
ZeMahser İbadet 3

Benzer konular