Seçeceğim eşin cuma namazı kılması yeterli midir?

bekkain

diyâr-ı gurbet
Süper Moeratör
#1
Cuma namazı kılması yeterli midir?


Ben namaz kılmaya dikkat eden biriyim. Sadece cuma namazı kılan biriyle evlenmek için görüşme yapmalı mıyım? Diğer şartları uyuyor.
Namaz kılmaya dikkat eden bir insanın, normal olarak evleneceği adaydan ilk beklentisi onun da namazına dikkat eden birisi olmasıdır.
Sebebi ise gayet açık. Eşler arasında namaz konusunda bir paylaşım ve birliktelik olmayınca diğer konularda haliyle peş peşe aksaklıklar yaşanabiliyor.
Çünkü namaz beş vakittir. Namazı hayatının bir parçası olarak gören bir insan bütün işlerini namaza göre planlar, namaza göre ayarlar, namaza göre sıralar.
Bilir ki, öncelikle Yaratıcı ile sağlam ve sağlıklı bir bağın kurulması lazım. O irtibat ve ilişki kesintisiz devam ederse, günün diğer işleri de belli bir düzene girer. Kişi görevini yapmış olmanın verdiği bir rahatlığı yaşadığı gibi, kalbi ve ruhu da dinlenir, tatlı bir huzur içinde hayatına devam eder.
Bu görevi sadece cuma namazı ile sınırlayan, cumadan cumaya Rabbinin huzuruna çıkan bir insan, hafta boyu Yaratıcısı ile bağını zayıflatmış, ilgisini azaltmış, birlikteliğini askıya almış demektir.
Kendisini yaratan ve yaşatan, bütün ihtiyaçlarını gören ve karşılayan bir Kudrete karşı ihmal davranan, tembellik eden bir insan eşiyle, eviyle ve ailesiyle ilişkilerini ne kadar sağlıklı götürecektir, ne oranda başarılı olacaktır?
Ne kadar götürmeye çalışsa da bu sefer eşine ayak uydurmakta sıkıntı yaşayacaktır ve zorlanacaktır.
Namaz bir vakit değil iki vakit değil süresi bir gün değil iki gün değil,her gün ve günde beş vakit gününü namaza göre ayarlamış birisi olarak eşinizle bir yere gittiğinizi düşünün. Yolda namaz vakti girdiğinde siz bir an önce namazı kılmak için fırsat kollarken, eşiniz hiç oralı olmayacaktır; siz "vakit geçiyor" diye heyecan yaşarken, o hiç aldırmayacaktır.
Hayat boyu her vesileyle ayrı düşecek, farklı yaşayacak, değişik düşüneceksiniz.
İyisi mi, başta anlaşın, baştan kararlaştırın, ilk görüşmede namaz birlikteliğinizi kurun, ondan sonra yola çıkın, mesafe alın. Sonradan yorulacağınıza, şimdiden hayata yorgun başlamayın.
 

bekkain

diyâr-ı gurbet
Süper Moeratör
#2
Evlilikte namaz şartı aranmalı mı?

Ben İslâm'ı yaşamaya çalışan, emir ve yasaklara dikkat eden, 27 yaşında bir kızım.

Evlilik için karşı taraftan namaz şartım var ama bunu da bulamadım. Çıkan kısmetler de "Kılmıyorum ama kılarım, falan" diyorlar. Bu duruma gönlüm el vermiyor, riske girmek istemiyorum ama evlilik için ne kadar daha bekleyebilirim? Zaman zaman aklım çok karışıyor. Namaz olmazsa olmazım, ama böyle biriyle bir araya gelemedim. Neler tavsiye edersiniz?
Denklik ve uyum evlilikte çok önemlidir. Bu konuda en önde gelen de inanç beraberliğidir. İnanç denkliği olmazsa, evlilik aksar, çok geçmeden bir çileye dönüşür.

Siz namaz kılan birisiyle evlenmek istiyorsunuz. Bu zamana kadar namazla arası iyi olmayan bir insanın, evlendikten sonra namazla barışık olması, Allah'tan ümit kesilmez, ama çok zayıf bir ihtimaldir.

Bunun için "riske girmemekte" haklısınız, hiç acele etmeyin. "Namaz olmazsa olmazım" dediğinize göre, namaz olmazsa başka bir şey aramamanız normal...

Çünkü inanan bir insanda imandan sonra bulunması ve aranması gereken ilk şart namazdır. İslam'ın kesin bir emri olan, Kur'ân'da 100'e yakın yerde geçen ve kulluğun esası olan bir ibadet bir insanda aksıyorsa, İslam'ın diğer emirlerinin ve yasaklarının aksaması, gerilemesi de söz konusudur.

Peygamberimiz evlilikte adayda bulunması gereken şartları belirlerken, güzellik/yakışıklılık, gelir durumu, bilinen/temiz bir aileden gelmesi, ahlak ve karakter sahibi olmasını sayar, en sonunda da dini hayatın yeterli olmasını gerekli görür.

Bir hadis-i şerifte de "Kızını fasık birisine veren kişi, kızıyla ilgisini kesmiş ve onu ateşe at*mıştır" buyurarak, evlilikte dini hayatın önemine dikkat çeker.

Sizin gibi namazı önceleyen ve namazı ön şart olarak gören insanların evlilik hayatlarının sürekli ve devamlı olabilmesi başka türlü düşünülemez ve yaşaması da zordur.

Allah her insana niyetine göre muamele eder, niyetine göre arzu ettiği adayları karşısına çıkar. Burada önemli olan vesveseye kapılmamanız, kendinizi bir boşluğa atmamanız, daha sonra telafi edemeyeceğiniz, geri dönüşü olmayan bir girişimde bulunmamanızdır.

Ahzab Suresi'nin 35. âyetinde Kur'ân'ın istediği insan tipi tanımlanırken, "Müslümün erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar" eşitlemesinin ardından, "Allah'ın emirlerine itaat eden erkekler ve kadınlar" birlikteliği yer alır ki, karı koca arasında gerçek denkliğin, eşitliğin ve her ikisinde de olması gereken birlikteliğin Allah'a yakınlık derecesinde aranması şartına işaret edilir.

Zaten gerçek mutluluk, ailede aranan huzur manevi paylaşımın öne çıkarılmasıyla temin edilir. Başka türlü düşünceler ve beklentiler hayata bir tat ve lezzet katacak değildir.


mehmet paksu
 

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
711
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,793