• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

TESETTÜR"SÜS"SÜNÜZ TÜRKİYE ! (mutlaka okuyun)

urfalımatematikçi

Tecrübeli Üye
Silver
#1
Evet, Türkiye’nin en çok seyredilen ve en çok kazandıran Yarışması Tesettür“süs”sünüz Türkiye’ye hoş geldiniz. Ben Baş Şeytan ve değerli jüri üyelerimiz İblis Hanım ve Kör Şeytan yine karşınızdayız. Bu akşam yine birbirinden tesettürlü ama aslında tesettürsüz bayan yarışmacılarımız karşınızda olacak. Evet, yarışmamızın ana sloganı olan ‘Tesettür”süs”seniz tesettürsüzsünüz’ diye vurgulayarak bu akşamki yarışmamıza başlıyoruz. Bakalım ilk yarışmacımız sahneye gelirken neler söylemiş, izliyoruz:

Sunucu çaylak şeytan: Heyecanlı mısınız?
Yarışmacı: Hem de çok... İlk defa böyle bir yarışmaya katılıyorum. Türkiye’nin en tesettür“süs”ü ben olmak istiyorum. Acaba jüriye kendimi beğendirebilecek miyim İNŞALLAH beğendirebilirim, çok merak ediyorum.
Sunucu: Biz de merak ediyoruz. Peki, iddialı mısınız?
Yarışmacı: Evet hem de çok. Kıyafetlerim kesinlikle buna uygun.
Sunucu: Peki o hâlde sizleri sahneye gönderiyoruz başarılar.

Yarışmacı sahneye çıkar,
Baş şeytan: Sizi tanıyalım isminiz nedir? Ne iş yapıyorsunuz?
Yarışmacı: İsmim ….. henüz mesleğim yok, üniversite ….. bölümü öğrencisiyim.
Baş şeytan: Peki bu başörtüyü okulda da takıyor musunuz?
Yarışmacı: Tabi ki hayır. Mecburen çıkarıyorum : )
Baş şeytan: Hmm güzel. Bu da senin için bir artı puan olabilir : ) Evet 1 dakikalık inceleme süresi başlasın!

Yarışmacı, jürinin kendisini incelemesi için 1 dakika boyunca sahnede dolaşır. Ve artık söz jüridedir:

Baş şeytan: Evet değerlendirmeleri alalım sayın kör şeytan?
Kör şeytan: Vücudunun her tarafı kapalı, ama aynı zamanda biraz dar bir elbise giymen bakışları üzerine çekmek adına hoş olmuş. Hayatta en sevmediğim kişi olan peygamberinizin ifadesi ile sanki “giyinmiş çıplaklar” sınıfından olmuşsun. O yüzden ben evet diyorum. (Yanındaki şeytanın kulağına eğilerek fısıltıyla: Aslında tam yeterli değil ama maksat teşvik olsun, çünkü böylece ileride daha da iyi şeyler yapabilir hatta bu şekildeki tesettürden bile vazgeçebilir : ) )
İblis hanım da gülerek ve başıyla onaylayarak anladığını belli eder ve yarışmacıya dönerek:
“Başını örtmüşsün ve altında da saçlarını en büyük düşmanımın deyimiyle “deve hörgücü” gibi yapmışsın. Ayrıca başörtün de gökkuşağı gibi renkleriyle sanki “bana bak” diyor. Seni kutluyorum ve ben de evet diyorum.

Yarışmacı, bir üst tura geçeceğini garantilediği için çok sevinmiştir. Ve içinden “ALLAH’ım sana şükürler olsun” (!) demektedir.

Baş şeytan: Kör şeytan ve iblis hanımın değerlendirmelerine katılıyorum. Ayrıca yürürken ses çıkaracak şekilde topuklu ayakkabı giymen de çok hoşuma gitti.. Çünkü bu da tesettürün karşısında olan bir davranıştır ama tesettür“süs” olmak için idealdir. Erkekler bu seslerden dolayı elbette sana bakacaklar yolda giderken. Ayrıca Nur suresi 31. ayete de aykırı hareket etmiş oluyorsun tebrik ederim! Bir de şu başörtünün üzerinde kafana taktığın güneş gözlüğü de erkeklerin dikkatini çekebilmek için birebir. Kutluyorum! Yani ben de Evet diyorum ve seni üç evetle uğurlamadan önce bir soru sormak istiyorum. İkinci tura hazırlıkların var mı? Kendini geliştirebilecek misin? Yani sonuçta 2. tur için bunların üzerine bir şeyler koyman lazım?

Yarışmacı biraz düşündükten sonra..:
“Evet, tabi ki, 2. turda makyaj yapmayı düşünüyorum ve daha birçok sürprizler olacak!”

Baş Şeytan: Hadi bakalım merakla bekliyoruz. Ve seni üç evetle uğurluyoruz.

HASAN UZUN
Paylaşım: https://www.facebook.com/akitgazetem
 

Benzer konular

#2




Tesettür'ü Cazibe İçin Kullanmayın - YouTube

[TABLE="class: tborder vbseo_like_postbit, width: 100%, align: center"]
[TR]
[TD="class: alt1, bgcolor: #F2F9CF"]Çıplak Müslüman Kızlar
Allah muhafaza buyursun inşallah.
Ben anlamıyorum açılıp saçılınca ne oluyor. Hoca güzel anlatmış
Kot Pantolonlu Çıplak Müslüman Kızlar - Nureddin Yıldız (www.sosyaldoku.com) - YouTube


Tesettür böyle mi olur?
Tesettürünüzü keyfinize göre mi uyduranlardansınız?

“Ey Peygamber; eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine sıkıca örtünsünler.
Böylesi onların (iffetli olarak) tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha elverişlidir.” (Ahzab Suresi-59)

Günümüzün tesettür anlayışına bakıldığında ayetten bir haber sadece “saçı kapamak” olarak görülen başörtüsü amacından sapmak üzere. Örtüyü örtü şuuruyla takan sayılı bayanlar var...

Peki, kimler bu örtülü çıplaklar? Altına bir pantolon çekip üstüne de dar, dizin üstüne kadar kapatacak bir kıyafet tercih edip örtündüğünü sananlar. Renkli renkli başörtüler takıp örtü şuurundan bahseden akıllılar.

Başörtülerini boyundan bağlayıp yakalarının üstüne kadar aman süsüm bozulur diye uzatma zahmetinde bulunmayanlar. Diz altını anca kapatan etekleri ile mini eteklilerden bir farkı olmayanlar. Dar kıyafetleri ile bütün vücut hatları ortada olanlar. Yüzlerini boya badana yapar gibi şuursuzca makyaj yapıp kendini sergiye çıkartanlar.

Ayakkabılarının topukları ile sokakta “tak tak tak” ses çıkartmaktan utanmayıp ortalarda gezip tozanlar. Başörtüsünü neden taktığından bir haber sevgilisi kolunda taktığı başörtünün ağırlığını taşıyamayıp her türlü ortamın içine girmekten çekinmeyenler.

Başörtüsü başında saçını sakınırken haram ellerden, gözlerden kendi gözünü sakınamayan gözleriyle karşı cinse uzun uzun bakıp süzmeyi ihmal etmeyen haramcılar. Başına bir başörtüsü takıp renk renk kıyafetleri ve başörtüsüyle modaya uymaya çalışıp Allahın modasını unutanlar.

Konuştuğu kelimeler ile başını kapamış ama ağzını kapayamamış hayâ, ar bilmeyen kelimeleri lisanına yakıştırıp kullanan elinden, belinden emin olmayanlar. Örtüsü düzgün olduğu halde yine sırf güzelliği için Allahın emrini çiğneyen başlarına deve hörgücü (topuz) yapanlar.

”Ümmetimden henüz görmediğim, cehennemlik olan iki sınıf vardır.Bunlardan bir sınıfı kadınlardır ki giyinik oldukları halde elbiseleri,örtülmesi gereken yerlerini örtecek derecede kalın,sık ve geniş olmadığı için onlar çıplak gibidir.Bunlar hem kendileri baştan çıkmış dır, hem de başkalarını baştan çıkarırlar. Başları da Deve Hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet e girmek şöyle dursun,onun kokusunu bile alamazlar.Halbuki Cennet in kokusu çok uzak mesafeden bile hissedilir.” (Müslim)















[/TD]
[/TR]
[/TABLE]







[TABLE="class: tborder vbseo_like_postbit, width: 100%, align: center"]
[TR]
[TD="class: alt1, bgcolor: #F2F9CF"]



Riyâkarlar, iki yüzlüler

Kendi karısına kızına laf atılsa, sarkıntılık yapılsa, çılgına döner. Cinayet işler... Lâkin kendisi başkalarının karılarına, kızlarına, bacılarına sulanır... Bu ne dengesiz adamdır?

İslâm dininde ve ahlâkında bütün kadınlar annedir, teyzedir, kız çocuğudur, kız kardeştir... Müslüman, namahrem hiçbir kadına şehvetle bakmamalıdır. Kendi karısı kızı çok muhterem, adeta kut
sal, başkalarınınki orta malı. Bu zihniyete sahip kimse Müslüman değil, hayvandır.

İslâmın kadını alçalttığı, ezdiği büyük bir yalandır, iftiradır, bührandır.

Çağdaş Türkiye'de kadına en büyük hakareti, birtakım bedbahtlara T.C'li resmî fuhuş vesikâları verenler yapmaktadır.

Tesettüre, başörtüsüne, çarşafa ateş püsküren dinsiz çağdaşlar devletin genelev izni vermesine, oralarda vesikalı fahişe/sermaye çalıştırılmasına, bu işten KDV ve vergi alınmasına, bu hânelerin kapısında polis bekletilmesine niçin karşı çıkmıyorlar?

Müslüman politikacıları, kadın hakları ve haysiyeti konusunda böyle korkunç bir ayıba sessiz kaldıkları için protesto ediyorum.

Adliye binalarına başörtülü avukatları sokmayan baroları da kınıyorum.

Çağdaşlar, laikler, dinden kopmuşlar kadın konusunda korkunç bir ikiyüzlülük, riyâkarlık, Makyavelizm sergiliyor.

Gazetelerde, tv'lerde çıplak şehevî kadın resimlerinin basılması, kadınlığa yapılacak en büyük hakarettir.

Tesettür sadece İslam'a özel bir emir değildir. Yahudilikte ve Hıristiyanlıkta da tesettür vardır.

Müslümanlar, tesettürlü avukatları mahkeme salonlarına almayan baroları nefretle protesto etmelidir.

Avukat, öğretmen, doktor, memure bütün çalışan Müslüman kadınlar işlerini tesettür kıyafeti ile yapabilmelidir.

İsveç'te başı sımsıkı örtülü Müslüman kadın polis olabiliyor da Türkiye'de niçin olamıyor?

Müslüman kadınların bir kısmı şeytanî tesettürden Şer'î tesettüre geçmelidir.

Tesettür bezirganlığa âlet edilmemelidir.

İslamî ve şer'î tesettür iki ateş, örs ile çekiç arasında kalmıştır. Bir tarafta agresif dinsizler, öbür tarafta sözde İslamcılar.

Erkeklerin dikkatini, çıplak kadınlardan daha fazla çeken tesettürlülerin en uygun ve şefkatli şekilde uyarılması gerekir.(ALINTI)

[/TD]
[/TR]
[/TABLE]



- - - Updated - - -































[TABLE="class: tborder vbseo_like_postbit, width: 100%, align: center"]
[TR]
[TD="class: alt1, bgcolor: #F2F9CF"]












[/TD]
[/TR]
[/TABLE]







 
Moderatörün son düzenlenenleri:
#3
Kadınlar erkeklerden sakınmazlardı bundan dolayı da rahat davranış ve tavırları çok fazlaydı. Kadınlar ziynetlerini teşhir ederler süslerini gizlemezler özellikle erkeklerin dikkatini çekmek adına giyinir kuşanırlardı. Durum böyle olunca da evlilik dışı ilişki kaçınılmazdı.



İslamiyet’in gelmesiyle birlikte cıvık ilişkilerden sıyrıldı Müslüman olmayı tercih eden insanlar. Hayatlarına çeki düzen geldi. Peygamber efendimizin ve sahabelerin var olduğu döneme kadar bu düzen, ayete kayıtsız şartsız uyum devam etti. İnsanlar örtünmeyle birlikte hayâ ve ar duygularını da kazanmış oldular. Bayanlara Örtünme yeni bir kimlik, İslam’ı duruş, saygınlık kazandırdı. Örtü ile ilgili emirler Ahzab Suresi ile Nur Suresindedir.


“Ey Peygamber; eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine sıkıca örtünsünler. Böylesi onların (iffetli olarak) tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha elverişlidir.” (Ahzab Suresi-59)

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. (NUR 31)


Müminleri özelliklede mümin kadınları saygı değer, dokunulmaz kılan bu ayetler kadınların teşhir edilmesini, ezilmesini, horlanmasını, erkekler tarafından rahatsız edilmesin büyük çapta engellemiş ve kesmiştir.

Günümüzün tesettür anlayışına bakıldığında ise ayetten bir haber sadece “saçı kapamak” olarak görülen başörtüsü amacından sapmak üzere. Örtüyü örtü şuuruyla takan sayılı bayanlar var.



Peki, kimler bu örtülü çıplaklar?



Altına bir pantolon çekip üstüne de dar, dizin üstüne kadar kapatacak bir kıyafet tercih edip örtündüğünü sananlar.


Renkli renkli başörtüler takıp örtü şuurundan bahseden akıllılar.


Başörtülerini boyundan bağlayıp yakalarının üstüne kadar aman süsüm bozulur diye uzatma zahmetinde bulunmayanlar.


Diz altını anca kapatan etekleri ile mini eteklilerden bir farkı olmayanlar.



Dar kıyafetleri ile bütün vücut hatları ortada olanlar.


Yüzlerini boya badana yapar gibi şuursuzca makyaj yapıp kendini sergiye çıkartanlar.


Ayakkabılarının topukları ile sokakta “tak tak tak” ses çıkartmaktan utanmayıp ortalarda gezip tozanlar.


Başörtüsünü neden taktığından bir haber sevgilisi kolunda taktığı başörtünün ağırlığını taşıyamayıp her türlü ortamın içine girmekten çekinmeyenler.


Başörtüsü başında saçını sakınırken haram ellerden, gözlerden kendi gözünü sakınamayan gözleriyle karşı cinse uzun uzun bakıp süzmeyi ihmal etmeyen haramcılar.


Başına bir başörtüsü takıp renk renk kıyafetleri ve başörtüsüyle modaya uymaya çalışıp Allahın modasını unutanlar.


Konuştuğu kelimeler ile başını kapamış ama ağzını kapayamamış hayâ, ar bilmeyen kelimeleri lisanına yakıştırıp kullanan elinden, belinden emin olmayanlar.


Örtüsü düzgün olduğu halde yine sırf güzelliği için Allahın emrini çiğneyen başlarına deve hörgücü (topuz) yapanlar.


”Ümmetimden henüz görmediğim, cehennemlik olan iki sınıf vardır.Bunlardan bir sınıfı kadınlardır ki giyinik oldukları halde elbiseleri,örtülmesi gereken yerlerini örtecek derecede kalın,sık ve geniş olmadığı için onlar çıplak gibidir.Bunlar hem kendileri baştan çıkmış dır, hem de başkalarını baştan çıkarırlar. Başları da Deve Hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet e girmek şöyle dursun,onun kokusunu bile alamazlar.Halbuki Cennet in kokusu çok uzak mesafeden bile hissedilir.” (Müslim)


Tüm bu özellikleri kendinde barındırıp da cennete gireceğini sanan sözde Müslüman kadınlar. Pardon hanım efendiler!


Örtü şuuruyla takıldığı sürece bir işe yarar ve Allah katında kabul görür. Allahın rızasını gözetmeden başa geçirilen beş parçasının ne önemi vardır ki?


Ayeti kerimede Allahın “yakalarına kadar örtsünler” dediği örtü biçimi bu değildir ki. Allah süslenmek için değil süsleri gizlemek için örtünmeyi farz kılmıştır.

Peki siz?


Tesettürünüzü keyfinize göre mi uyduranlardansınız?

Yoksa!


Allahın emri olduğu için, onun rızasını gözeterek süslerinizi gizleyip keyfinizi İslam’a göre uydurmak zorunda olanlardan mısınız?

(Selma Ülger)
Kadınlar erkeklerden sakınmazlardı bundan dolayı da rahat davranış ve tavırları çok fazlaydı. Kadınlar ziynetlerini teşhir ederler süslerini gizlemezler özellikle erkeklerin dikkatini çekmek adına giyinir kuşanırlardı. Durum böyle olunca da evlilik dışı ilişki kaçınılmazdı.



İslamiyet’in gelmesiyle birlikte cıvık ilişkilerden sıyrıldı Müslüman olmayı tercih eden insanlar. Hayatlarına çeki düzen geldi. Peygamber efendimizin ve sahabelerin var olduğu döneme kadar bu düzen, ayete kayıtsız şartsız uyum devam etti. İnsanlar örtünmeyle birlikte hayâ ve ar duygularını da kazanmış oldular. Bayanlara Örtünme yeni bir kimlik, İslam’ı duruş, saygınlık kazandırdı. Örtü ile ilgili emirler Ahzab Suresi ile Nur Suresindedir.


“Ey Peygamber; eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, cilbablarını üzerlerine sıkıca örtünsünler. Böylesi onların (iffetli olarak) tanınmaları ve rahatsız edilmemeleri için daha elverişlidir.” (Ahzab Suresi-59)

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz. (NUR 31)


Müminleri özelliklede mümin kadınları saygı değer, dokunulmaz kılan bu ayetler kadınların teşhir edilmesini, ezilmesini, horlanmasını, erkekler tarafından rahatsız edilmesin büyük çapta engellemiş ve kesmiştir.

Günümüzün tesettür anlayışına bakıldığında ise ayetten bir haber sadece “saçı kapamak” olarak görülen başörtüsü amacından sapmak üzere. Örtüyü örtü şuuruyla takan sayılı bayanlar var.



Peki, kimler bu örtülü çıplaklar?



Altına bir pantolon çekip üstüne de dar, dizin üstüne kadar kapatacak bir kıyafet tercih edip örtündüğünü sananlar.


Renkli renkli başörtüler takıp örtü şuurundan bahseden akıllılar.


Başörtülerini boyundan bağlayıp yakalarının üstüne kadar aman süsüm bozulur diye uzatma zahmetinde bulunmayanlar.


Diz altını anca kapatan etekleri ile mini eteklilerden bir farkı olmayanlar.



Dar kıyafetleri ile bütün vücut hatları ortada olanlar.


Yüzlerini boya badana yapar gibi şuursuzca makyaj yapıp kendini sergiye çıkartanlar.


Ayakkabılarının topukları ile sokakta “tak tak tak” ses çıkartmaktan utanmayıp ortalarda gezip tozanlar.


Başörtüsünü neden taktığından bir haber sevgilisi kolunda taktığı başörtünün ağırlığını taşıyamayıp her türlü ortamın içine girmekten çekinmeyenler.


Başörtüsü başında saçını sakınırken haram ellerden, gözlerden kendi gözünü sakınamayan gözleriyle karşı cinse uzun uzun bakıp süzmeyi ihmal etmeyen haramcılar.


Başına bir başörtüsü takıp renk renk kıyafetleri ve başörtüsüyle modaya uymaya çalışıp Allahın modasını unutanlar.


Konuştuğu kelimeler ile başını kapamış ama ağzını kapayamamış hayâ, ar bilmeyen kelimeleri lisanına yakıştırıp kullanan elinden, belinden emin olmayanlar.


Örtüsü düzgün olduğu halde yine sırf güzelliği için Allahın emrini çiğneyen başlarına deve hörgücü (topuz) yapanlar.


”Ümmetimden henüz görmediğim, cehennemlik olan iki sınıf vardır.Bunlardan bir sınıfı kadınlardır ki giyinik oldukları halde elbiseleri,örtülmesi gereken yerlerini örtecek derecede kalın,sık ve geniş olmadığı için onlar çıplak gibidir.Bunlar hem kendileri baştan çıkmış dır, hem de başkalarını baştan çıkarırlar. Başları da Deve Hörgücü gibidir. Bu gibi kadınlar, Cennet e girmek şöyle dursun,onun kokusunu bile alamazlar.Halbuki Cennet in kokusu çok uzak mesafeden bile hissedilir.” (Müslim)


Tüm bu özellikleri kendinde barındırıp da cennete gireceğini sanan sözde Müslüman kadınlar. Pardon hanım efendiler!


Örtü şuuruyla takıldığı sürece bir işe yarar ve Allah katında kabul görür. Allahın rızasını gözetmeden başa geçirilen beş parçasının ne önemi vardır ki?


Ayeti kerimede Allahın “yakalarına kadar örtsünler” dediği örtü biçimi bu değildir ki. Allah süslenmek için değil süsleri gizlemek için örtünmeyi farz kılmıştır.

Peki siz?


Tesettürünüzü keyfinize göre mi uyduranlardansınız?

Yoksa!


Allahın emri olduğu için, onun rızasını gözeterek süslerinizi gizleyip keyfinizi İslam’a göre uydurmak zorunda olanlardan mısınız?

(Selma Ülger)