Timurtaş Hoca Kimdir?

bekkain

diyâr-ı gurbet
Süper Moeratör
#1
Timurtaş UÇAR (1944-2000) hoca 1944 yılında dünyaya gelmiştir. Ve yakın tarih 20 Ocak 2000 yılında vefaat etmiştir. Daha doğrusu sevdiklerine kavuşmuştur.

Sohbet ve vaazlarında çekinmeden konuşan vaazlarını veren, dinleten alimlerden idi.

Yakınları ve tanıyanları Timurtaş Hoca hakkında neler diyorlar ve onlar nasıl anlatıyor sizlere paylaştık.

Timurtas Uçar Kimdir?

1944'te Elazig'in Sivrice ilçesi Uslu köyünde dogdu. imam Hatip Lisesi'ni Elazig'da bitirdikten sonra Istanbul Yüksek Islam Enstitüsü'ne girdi. Ögrenciligi esnasinda basladigi vaazlar dikkat çekti. Malatya vaizligi, Mus müftü vekilligi yapti.

Süleyman Ates'in Diyanet isleri Baskani olmasindan sonra 1976'da İstanbul Müftü basmuavini oldu. Sehzadebasi ve Eminönü Yeni Camii'ndeki vaazlari büyük ilgi gördü. 1979'a kadar her vaazinda camiler doldu tasti. 1980 ihtilalinden sonra vaizlikten alinip Beykoz Çavusbasi köyüne imam hatip olarak tayin edildi. 1990'da Ümraniye imes Camii'ne tayin edildi. 1999 basinda 32 yil emek verdigi Diyanet isleri'nden emekli oldu. Ancak kösesine çekilmedi.

Çocuklarinin egitimine önem veren Uçar, 4 evladini okuttu. Özel Fatih Koleji'nden mezun olan ogullarindan Yusuf, Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni, Bekir Yunus IÜ Iletisim Fakültesi'ni bitirdi. Kizi Fatih Üniversitesi'nde, küçük oglu Enes Emre (13) Ankara'da geçirdiği trafik kazasında,yengesi ile birlikte hayatını kaybetmistir.Kozlu Mezarlığı'nda babasının yanına defnedildi.


Dostlari ve yakınları tarafından Timurtas Uçar Hoca efendi hakkında anlatılanlar

Diyanet isleri Baskan Yardimcisi Sami Uslu: En yakin arkadasimdi. Okulda ayni sirayi paylastik. 1956'da basladigimiz IHL'den 1967'de bitirdigimiz Yüksek Islam Enstitüsü'ne kadar ayni siradaydik. Aktif, çaliskan, çok zeki, sen-sakrak, her an hareketli bir arkadasimizdi. Son dönemi zorluklar içinde geçti. Çesitli konusmalarindan hakkinda tahkikat takibat oldu. Bagcilar Müftüsü Cihan Kurt: Tam bir hocaefendi idi. Hizmet ehli idi. 1982'de istanbul'dan Bilecik'e tayin edilmisti. Birlikte 6 ay vaiz olarak görev yaptik. O dönemden beri samimiyetimiz var. Etrafina isIk tutan cemaati sürükleyen bir din adamiydi. Menfaati hiç düsünmeyen ikrami seven bir insandi. Bazi yerlere giderdik, bizlere hiç cüzdan açtirmazdi.

Sümbül Efendi Camii emekli basmüezzini Cemal Bozoy: 25 yildir taniyorum. sair ruhluydu. Sizinle konusurken hemen bir dörtlük çikarirdi. Bir ayet ile bir saatten fazla vaaz eder, cemaati costururdu. Özel toplantilara, Islami dügünlere konusmaci olarak davet ederdim.
 
Moderatörün son düzenlenenleri:

Benzer konular

bekkain

diyâr-ı gurbet
Süper Moeratör
#2

Kürsünün hakkını veren adamdı Adaletsizlikle savaştı
O'nu rahmetle anıyoruz. Kürsülerin haşmetli ve celalli hocasıydı. Vaazlarını on binler dinlerdi. Ama hakkında peşi peşine davalar açıldığında arkasında bir tek kimseyi bulamamıştı. Doğuda devletçi hoca diye propaganda yapılırken, basın onu laikliğe aykırı davranmakla suçluyordu. Onlarca davanın hepsinden de beraat etmişti.
Başarılı bir öğrenciydi
1944 tarihinde Elazığ'ın Sivrice ilçesi Uslu köyünde doğdu. Babası Bekir Uçar, İstanbul'da Demiryolları'nda çalıştığından anne ve kardeşlerinden ayrılarak ilkokulu Haydarpaşa'da Yeldeğirmeni İlkokulu'nda tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi'ni birincilikle kazanan Uçar, başarılı bir subay olabilirdi; ama kaderinde İstanbul İmam Hatip Lisesi'ne kaydolmak ve başarılı bir din adamı olmak vardı. İHL'ye kaydolmasında Fatih'te ikamet eden ilim adamlarının tavsiyeleri etkili oldu. İHL'de kıymetli hocalardan ders aldı. Bunlar arasında Ömer Nasuhi Bilmen, Ahmed Davudoğlu, Mahir İz, Peyami Safa, Ömer Kirazoğlu, Nihad Sami Baharlı, Nureddin Topçu gibi Türk maarif tarihinde iz bırakmış isimler var
Çok yargılandı; ama tek sabıkası olmadı
12 Eylül 1980 ihtilalinde tutuklandı ve ailesi aylarca nerede olduğunu bilemedi. Sıkıntılı hayat dönemi bundan sonra başladı. Sıkıyönetim mahkemeleri, ağır ceza mahkemeleri, devlet güvenlik mahkemelerinde 55 kez yargılandı. Malatya'da idamla yargılandı. Ev aramaları, gözaltılar, göz hapsi ve yurtdışı yasakları dolayısıyla 1992'ye kadar hac ve umreye gidemedi.
Hakkında açılan davalar hep "laikliğe aykırı propaganda yapmak" suçundan oldu. Vaazlarını kasede kaydedenler yurtiçi ve dışında her yere ulaştırıp dağıttılar. Uçar, maddî olarak kaset satışlarından hiçbir menfaat elde edememesine rağmen onlarca dava yine bu kasetlerden açıldı. Ancak özel kayıt ve ticarî maksat olmadığından çoğundan beraat etti.
Babamın, kaseti satanlardan en fazla şu talebi olabilirdi: "Bari dava açıldığı zaman sizin avukatınız beni de savunsun, yani benim de evrakımı takip etsin, müdafaamda akıl göstersin, onu bile yapmadılar." (Onur Kaya / İSTANBUL (cha)
Timurtaş Hoca'nın avukat oğlu Tarık: İstismar ettiler
Kasetlerden köşeyi dönenler Uçar'ın vefat ettiği gün vicdan azabını taşıyamayıp cenazesine geldiler. Naaşının başında bekleyen avukat oğlu Tarık Yusuf'tan helallik dilediler. Sonrasını Yusuf'tan dinleyelim: Cenazenin başında birkaç kişi geldi yanıma. Dediler ki: "Biz sizin pederin kasetlerini çok doldurduk, yaydık, sattık, çok gelir elde ettik. Hakkınızı helal edin




ayrıntılı bilgi için:http://www.timurtashoca.com/modules.php?name=Content&pid=1
 

serhad55

Acemi Üye
Silver
#3
Allah c.c. gani gani rahmeti ile kuşatsın, Resulullah efendimzin şefaatine nail eylesin,
bizlerede alim olarak şefaatçi olsun inşaAllah.
Timurtaş hoca efendinin 70 li ve 80 li yıllarda teyb kasetleri sonralarıda video kasetleri
elden ele dolaşırdı. O muhteremki gür ve gevrek sesi ile, konularındaki uyarıları ve misalleri ile
gönüllerde taht kurmuş bir hocaefendiydi, günümüzde maalesef sohbet kasetleri dinlenmiyor artık,
teknik imkanların CD ile daha gelişmiş olmasıda bir şey farkettirmiyor..
tıpkı msn ve facebook ile akrabalara daha çok ve kolay ulaşacağımızı ve devamlı onlarla ilişkide
kalacağımızı zannetmedeki yanılgı gibi...

Ne oldu bize?