Ask-i Huzur...

#11
Ey aşk kerbelası çölünün belasını candan arayanlar, ey Allah yolunda şehit olan aziz varlıklar; neredesiniz?

• Ey tez canlı aşıklar, ey havadaki kuşlardan daha hızlı uçanlar; neredesiniz?

• Ey gökyüzünun padişahları, ey gök kapılarını açmasını bilenler; neredesiniz? Geliniz; bize, gökyüzünün kapılarını açınız, bizi ötelere gönderiniz!

• Ey benlik zindanının kapısını kıranlar, ey nefsin esaretine düşmüş rahmanî duyguları uyandıranlar, hapisten kurtaranlar; neredesiniz?

• Ey gizli hazinenin, gönül hazinesinin kapısını açanlar, ey mana yoksullarının varı yoğu olanlar; neredesiniz?

• Ey "Nerdesiniz, nerdesiniz?.." diye sorduklarım, aradıklarım! Siz, öyle bir denizdesiniz ki, şu alem, o denizin köpükleridir! Zaten, sizin, çok önceden o denizle aşinalığınız vardı; siz, o denizde yüzmeyi çok önceden bilirdiniz!

• Şu içinde yaşadığımız dünyada görülen şekiller, suretler o vahdet denizinin köpükleridir! Eğer senin aşkın ve aklın varsa, eğer sen temiz kişilerdensen, şu köpüklerle uğraşma, onlarla meşgul olma, onları geç!

• Eğer sen bizden isen, eğer sen de Hakk'ı arıyorsan, şekli sureti bırak da gönüle doğru yürü, gönüle gel!..

• Ey Tebrizli Şems! Doğudan doğ; çık, görün! Çünkü, her ışığın aslının aslının aslı sensin!

mevlana

 
#12
Bu aşk, yiğitlerin yanlarına gelir. 0 arslanlarla dönüp dolaşan bir ceylandır. Bu aşk evi, ezelden beri mamurdur. Sensiz yıkılıp gideceğini mi sanıyorsun?

Gam, padişahın kullarma hiç yaklaşabilir mi? Padişaha gönül vermiş sadık kullarının başında bahtlar, devletler, mutluluklar döner dolaşır. Onların ya-şayışlarında, neşeden de üstün, bambaşka bir hal, bambaşka bir şey vardır. 0 şey onların sermest, mahmur başlarında döner durur.

Bizim gönlümüzde dönüp duran bir sır vardır. Yaratılan her şey o sırra bağlıdır, hatta kat kat şu gökyüzü bile, onun yüzünden dönüp duruyor. 0 sır, yüzündendir ki, ne başın ayaktan, ne ayağın baştan haberi vardır. Baş da, ayak! da o sır ile başsız, ayaksız dönüp duruyor.

mevlana
 
#15
Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
şems.
 
#16
Bağlar, bahçeler, yeşillikler gönüldedir... Dışarıdakiyse akarsuya vuran akislere benzer.

Topraktan yaratılan beden kabadır, karadır; ama cilâ kabul eder, onu cilâla!

Topraktan biten güller, mahvolur gider. Gönülden biten güller ise kalıcıdır ve ne hoştur!

MEVLANA
 
#17
Ey zâhirperest! Git, mâna elde etmeye çalış. Çünkü mâna, sûret tenine kanattır.

Bil ki zâhirî sûret yok olur gider, fakat mâna âlemi ebedîdir, kalır.... ! mevlana
 
#18
Güzellerin yanından geçtiğin zaman, güzellerin gönüllerinden başka bir şey alıp gidemezsin! Ey gönül! 0 sevgiliden kendini çekme; ne yapsan, canını ondan kurtaramazsın!

• Kapısının toprağı olmadıkça, razı olup kapı açmaz! Gamının dikenine katlanmadıkça, gülistandan gül toplayamazsın!

• Dağı bir hayli kazmadıkça, eline bir la'l geçmez; denize dalmadıkça, inci ve mercan elde edemezsin!

• Sen alçak gönüllü olmadıkça, felek, sana baş eğmez; nakdinin değeri doğru olmadıkça, kimse senin nakdini almaz!

mevlana
 
#19
akşam vakti gelip de güneş batınca bu his yolu, şu duygu yolu kapanır da gayb aleminin kapısı açılır ve insan ötelerden gelen duygulara aşina olur.
• Çoban nasıl sürüsünü önüne katar da güderse, uyku meleği de ruhları önüne katar, gütmeğe başlar.

• Onları mekansızlık alemine sürer. Ruhanî çayırlığa götürür. Orada onlara ne manevî şehirler, ne manevî bahçeler seyrettirir.

• Uyku üstünde yaşadığımız şu yeryüzünün nakşını, süretini insanın gönlünden silince gökyüzünün kapısı açılır. Ruh orada nice nice süretler, nice nice acayip adamlar görür.

• Sanki can hep orada yaşıyormuş, orada oturuyormuş gibi bu alemi asla hatırlamaz. Bu dünyaya ait derdi, elemi de kalmaz.

• Burada üstüne titrediği malının, mülkünün derdinden kurtulur da, onlar aklına bile gelmez. Gamı da kalmaz, kederi de!..

mevlana
 
#20
Burada, bu dünyada yaşamak, ham adamın işidir. Ben geldiğim yere dönmek
istiyorum. Geldiğim yer nerede kaldı? Ben oraya geri dönmem için hangi
yola düşmeliyim?


• Dostun yurdundan bir an bile uzak kalmak, aşıklar mezhebinde haramdır, günahtır.


• Bu acayip tuzağa, dünya tuzağına, zümrüt-i ankanın bile ayağı
tutulmuş kalmış iken, benim gibi bir serçe bu tuzaktan nasıl
kurtulabilir?


• Ey avare gönül yolunu şaşırıp boşuna bu tarafa, bu dünyaya gelme! Orada, o mana aleminde otur, orası çok hoş bir yerdir.


• Sana manevî hayat veren, senin bedenini değil de rühunu
kuvvetlendirecek canına can katacak mezeyi, yiyeceği seç; seni mest
ederek madde aleminin üzüntülerinden, dertlerinden kurtaran; bozulmamış,
tam kıvamında olan şarabı iste!


• Bundan başkası bütün kokudur, nakıştır, renktir, savaştır, ardır.


• Fazla söyleme sus! Ayakta durma, otur! Çünkü mest olmuşsun; damın da tam kenarında bulunuyorsun....!

MEVLANA