İlminizle İnkar edip helak olmayın

kurt26

Çalışkan Üye
Silver
#1
İlm-i ledün Allah dileğine verir.Allah Celle ve Celalühü cahili alim,alimi cahil,müslümanı kafir kafiri müslüman,hristiyanı müslüman müslümanı hristiyan,papası imam imamı papas,bileni bilmez,bilmeyini bilen...yapabilir.İstediğine istediği ilmi verir.Dilediğini peygamber yapar dilediğini veli yapar.Dilediğini velilikten aşağıya atar.Dilediğini yükseltir.Allah her işini hikmetle yapar biz O'na sürekli sığınmalıyız.Örneğin bir veli keramet göstermiş fakat bunu kendinden bilmiş.Yani kibir oluşmuş "var mı benden büyüğü" diye içinden geçirmiş.Allahda razı olmamış.Sonra hemen hastalanmış ve imansız ölmüş.Bu sebeble hiçbir veli keramet ehli olmak istemez.Yani tasavvufu kötüleyenler.Bu işler sizin zannetiğini gibi basit değil.Yani insanın helak olması an meseledir.Allah biran bıraksa insan helak olur.İmanın gitmesi korkusu heran olur.Çünkü imanlı ölüceğini bilemezsin.Sürekli kulluğumuzu yapıp "Ya Rabbi imanımı koru" demeliyiz

İlimden söz ediliyor.İlmiyle helak olmaktansa cahil olmak daha hayırlı.Yani bilmekdileri şeyi inkar edip helak oluyorlar.Kimisi bildikleriyle amel etmiyor helak oluyor.Kimiside ben çok biliyorum diyor Allahı unutuyor kendini büyük görüyor helak oluyor.Oysa bilmediklerimiz ne kadar?Bildiklerimiz ne kadar?Tüm ilim Allahın ise ve dilediğinede öğretiyorsa bu kibir neden?

Bir müslüman 2 kez hacca gidiyor.Sonra ise 2 kere hacca gittiğini ima etmek için.Diyorki yanındakine"önceden gittiğim hacdan getirdiğim tespihi getir." Yanındaki diyor"haccın yandı."Riya karıştı hac yandı.O kadar zahmete boşa girmiş oldu.Neden bunlar oluyor nefs yüzünden oluyor.Nefsini eğitmeyen nefsinin her dediğini yapan cehenneme koşuyor demektir.Bu sebeble ameller ruh ile yapılmalı nefs ile değil.Çünkü riya karışır.

Biri diyor 30 yıl namazı kıldım,biri diyor şu kadar oruç tuttum,biri diyor şu kadar fakiri doyurdum..işte riya karıştımı sevaplar uçtu gitti.Korkunç yanı bir anda dağlar kadar sevabın yok olması.

Demekki ihlas elde etmek gerek.Fakat ilk önce nefsi eğitmek gerek.Nefsi eğitmek içinde daha önceden nefsini eğitmiş bu işi bilene müracat etmek gerek .Buda mürşiddir fakat aramak lazım ki Allah buldursun.Dilediğine Allah(c.c) kolay buldurtur kısaca nasibi olan nasibi kadar alıyor.

Hani ilmini güvendi helak oldu.Ameline güvendi helak oldu.Peki Allaha güvenen ve Allaha tevekkül eden,verdiği nimete şükür edip,sıkıntılara sabir edene cennet ne cehhennem için değil yanlız onun rızası için yaşayan,cehhenemine atsa,azabda etse ne yaparsa yapsın Allaha teslim olmuş olan kullarla,hatta ki Allahın yürütmesiyle,Allahın bildirmesiyle,Allahın öğretmesiyle,Allahın gördürmesiyle,Alllahın duyurmasıyla yürüyen,bilen,öğrenen,gören,duyan kulların derecesi nedir?Bunlar korku duyar mı?

Yunus Süresi
62.
İyi bilin ki, Allah'ın veli kulları için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklar.

Peygambere iftiralar atıldığı,öldürüdüğü... gibi nice velilere iftiralar atıldı,öldürüldüler...birçok ibtilarla katlanıp Allahın imtihanlarını geçtiler.Dünyada çekeceğini çekmiş,nefsinin derecelerini aşmış,Allaha ulaşmış biri kabirde,mahşerde,sıratda korku duyar mı?Duymaz öyleki sırat köprüsünün uzunluğu o kadar uzun olmasına rağmen bir anda geçerler ve derlerki "geçtik mi?"Aşağıda cehhenem var.Büsürü kişi düşüyor.Kimisi koşarak ,kimisi yürüyerek,kimisi sürünerek...Allah bizleri selametle cennetine alsın inşaAllah.Amin.

Yani ahiretde binbir zorluk var.Mesala bir kişi kabir hayatını bilmez fakat Allah gösterirse bilir.
Mesala bir kişi tarikata girmek ister,veya mürşidini bulmak ister niyetlenir 2 rekat istihare namazı kılar."Ya Rabbi ben bu yola girmek istiyorum bu yol hak yolumudur,Senin razı olduğun yolmudur." diye Rabbine sorar.Allah dilerse elbette kul samimi ise gösterilir.Ben bunu denedim Elhamdillah anlıyacağım şekilde Allahın razı olduğu yol olduğunu gördüm.Rüyamda gerçek elmas tutuyordum.Sahte mi diye bakıyordum.Zaten yola alınmıştım.Zaman geçmişti hak yol olduğunu anlamıştım.Burada kendi halimde gösterilmiş oldu.Hem yolun ne kadar değerli olduğunu,hemde kendi yanlışlarımı gördüm.Hiç bir şey gösterilmeyede bilirdi.Allah çok Yücedir Elhamdülillah o kadar cahillik edip günah işliyoruz yine affedip lutüf ediyor.

Bir kişi istihare namazı kılmış.Bu yolu sormuş.Rüyasında gösterilmiş.Fakat başkalarına anlatmaya çekiniyorum sırf sana anlattım diye arkadaşına söylemiş.Şimdi o rüya gösterildiği için mesul oluyor.Yani biri istihare namazı kılıpta hakikat ona gösterildiğinde anlatmazsa mesuldür.Zaten anlayacağın şekilde gösterildiğinden şüphede duyulmuyor.

Yani bir yola girecek biri ilk önce Rabbine sorsun derim.Tabi isteyen inansın isteyen inanmasın .İstihare namazının önemi çoktur.Bilirim bilirim deyip istihare etmeyen helak oluyor.Örneğin biri ev alıcak istihare namazı kılıyor.Rüyasında evin hayırlı olmadığı gösteriliyor.Ev almıyor bir süre sonra depremde alacağı evler yıkılıyor.Yani istihare namazı kılmasa Rabbine sormasa belkide ölücekti.Ölmese bile zarara girecekti.

Herşeyin hayırlısını yine Hayırların Sahibi Allah (c.c) den istemek ve ondan beklemek gerek.

Ben yaptım,ben biliyorum...deyip benliğe kapılmayalım.İlmimize güvenip kibirlenip helak olmayalım.Allah korusun.Şunu unutmayalım ki ister bir veli ol,ister alim O' tutmazsa düşersin,O' yürütmezse yürüyemezsin.Son nefesi vermeden nereye giceğini bilemezsin.


Hayatı boyunca namaz kılmış biri bir kelime ile cehenme düşebilidiği gibi hayatı boyunca günah işlemiş ,içki içerek sarhoş yaşamış biri Allah'ın beyendiği bir şeyi yapıp cennete gidebilir.Allahın beyendiği bu şeyler nelerdir dersen?Bişri Hafi Hz. sarhoş iken Allahın ismi yazılı bir kağıt buldu.Onu temizleyip duvarına astı.Allah'da onu düştüğü yerden kaldırıp veliler derecesine yükseltti.Yine bir veli ismini unuttum. Sarhoş gezen biri bir veli kula hakaret eden birini görüyor .Sen bu veli kula hakaret edemezsin diye yakasına yapışıyor.Veli kulu korumuş oluyor.Fakat hakaret eden kişi sarhoşa kızıyor.Bir türlü siniri geçmiyor.Onu birine para verip dövdürtüyor .Öyleki ölecek hale geliyor.Yatağında yatarken günahlarından pişmanlık duyup tevbe ediyor.Kendisininde yere konulmasını istiyor nefsinide aşağılıyor.Yerde vefat ediyor.Allahta onu öyle yüceltiyorki Peygamberler,melekler namazını kılıyor hatta cenaze namazına gelenler affolunur diye tüm halk rüyasında görüyor.Tüm halk akın akın koşuyor tabi.Bakın nasıl bir derece bu ?Allah dilediğini dilediği kadar yükseltir.Dereceleri bilen,kuran zaten Allah(c.c).Allah için sınır yoktur.Göklerin ve yerin bezerini yaratmasıda ona zor gelmez.Dilediğini zahmetede sokmaz yükselti verir.

Bu sebeble ağzınıza geleni söyleyip durmayın.Allah dilediğini yapar.Hüküm onundur.Dilediğini yükselttiği gibi dilediğini alçartır.Allahın işine karışılmaz ve karışamazlar.

Allahın rahmetide kısıtlanamaz.Bir kişi namazlar kılıyor bir kişide günahlar işliyor.Namaz kılan sürekli günah işleyeni uyarıyor.Bir süre sonra dayanamayıp diyorki "sen cehheneme gidersin.Allah sana rahmet etmez"gibi bir cümle kuruyor.Sonra ne oluyor tabiki helak oluyor.Allah dilediğini yapar .Allah dilediğine rahmet eder fakat Allahın rahmeti kendi elinde gibi hüküm onun gibi cümle kurdu.Bir cümleyle helak oldu.Diğer kişide Allahın rahmetiyle cennete girdi.
Allah günahları sevaplara cevireceği gibi sevaplarıda günahlara çevirebilir.
Kalpleri bilen Allahtır.Hiç kimse hiçbir şekilde başkasını küçük görüp kibirlenmemeli.Sürekli Allaha sığınmalıdır.Allahım bizi bize bırakma.Rızanda yürüt.Dosdoğru yola sıratel müstekime ilet.Bizleri bağışla.Rahmet ve merhametinle bizleri cennetine al.Amin.

Kurtuluş.
_______________

İrşadın En Zoru:

Mudurnu’lu merhum Hacı Rasim Çolakoğlu ağabeyimizin Halil Fevzi -kuddise sırruh- Hazretleri ile ilgili duyduğu bir menkıbe:

Bir gün ihvanlara: “Bugün irşad var. Biz filân hocaya gideceğiz, siz filân yerdeki sarhoşa gidin.” buyurmuş. Onların da içlerinden: “Bizi zor yere gönderiyor, kendisi kolay yere gidiyor.” diye geçmiş.

Buyurmuşlar ki:

“Oğlum, bir hocayı irşad etmek on sarhoşu irşad etmekten zordur. Onun ilim gururu var, sarhoşun ise bir şişesi var. Onu elinden aldığın zaman yola gelir.”

Kurtuluş.
 

Benzer konular